55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
VAGAL SİNİR STİMÜLASYONU İLE ORTAYA ÇIKAN FORSED NORMALİZASYON OLGUSU
MEHLİKA BERRA ÖZBERK 1 NİLGÜN CENGİZ 1 MUSTAFA ONUR YILDIZ 1 NECDET BOLAT 1

1- ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
 
Olgu:

Giriş: Vagal sinir stimülasyonu (VNS) , medikal tedaviye dirençli ve cerrahiye uygun olmayan epilepsi hastalarında alternatif bir tedavi seçeneğidir. İlk implantasyon 1988 yılında Dr.K.Penry tarafından yapılmıştır, nöbet kontrolü tam sağlanmıştır. Yıllar içerisinde VNS konusundaki deneyim ve çalışmaların artması sayesinde komplikasyonlar ve yaşam kalitesi, nöbetsizlik üzerine etkisi hakkında daha fazla bilgi sağlanmıştır. VNS yönteminin geri dönüşümlü ve hastaya göre ayarlanabilir olması avantajlarından sayılır. Forsed Normalizasyon (FN) epilepsili hastalarda nöbet kontrolü ve EEG’de epileptiform aktvitede azalma olmasıyla beraber ortaya çıkan psikiyatrik bozukluklar ile karakterize bir fenomendir. FN mekanizması hala belirsizliğini korumakla beraber; nöbet kontrolü sonrasında limbik sistemin inhibisyon mekanizmalarındaki değişim, biyolojik olarak nöbet ve psikoz arasındaki antagonizma, epileptiform boşalımların farklı yollar seçmesi ve yayılması, limbik sistemde devam eden status epileptikus gibi teoriler mevcuttur. Bu nadir görülen fenomen Lennox Gastaut Sendromu (LGS) gibi mental geriliğin eşlik ettiği dirençli epilepsi vakalarında daha sık görülmektedir. Olgu: Normal motor, mental gelişim gösteren hasta 8 yaşında geceleri başlayan jeneralize tonik klonik nöbetlerle beraber LGS tanısı alarak, karbamazepin, lamotrijin, topiramat, levetiresetam, valproik asit tedavilerine rağmen dirençli nöbetleri devam etmesi üzerine 15 yaşında dış merkezde VNS operasyonu yapılmıştı, hasta 20 yaşında merkezimize; 4lü antiepileptik tedaviye rağmen her gece olan JTK nöbetleri nedeniyle başvurdu. Hastanın medikal ilaç düzenlemesi sonrasında nöbet kontrolü ve EEG’de düzelme sağlandı. Hasta 1 yıl boyunca konuşmada,iletişimde azalma yakınları tarafından gözlendi; sonrasında psikotik şikayetler (agresyon, evde tüm kıyafetlerini çıkarma, uyumama,yemek yememe,evden dışarı çıkma) ortaya çıktı. Psikiyatri bölümünce yatırılarak tedavi olarak haloperidol verilen hasta 6 ay sonra agresyonda artış ve homisidal davranışlar ile yeniden yatışında risperidon tedavisi verildi. Hastanın psikoz tablosu gerilemesine rağmen içe kapanma, iletişimde azalma devam ettiği gözlenmiştir. Sonuç: Olgumuz ile birlikte VNS tedavisi kararı verilmesi öncesinde eşlik eden disfori ve psikozda kötüleşme olabileceği gibi daha önce psikiyatrik bulgusu olmayanlarda psikoz tablosunun nöbet kontrolü sonrasında ortaya çıkabileceğini vurgulayarak akılda tutulması amaçlanmıştır.