55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
SERUM HİPOKSİ İLE İNDÜKLENEBİLİR FAKTÖR 1-α EPİLEPTİK NÖBETTE YENİ BİR BİYOBELİRTEÇ VEYA TERAPÖTİK HEDEF MİDİR?
ASLI AKSOY GÜNDOĞDU 1 DİLCAN KOTAN 2 ASUMAN DEVECİ ÖZKAN 3 AYŞE ERDOĞAN ÇAKAR 4 MEHMET AKDOĞAN 1

1- TEKİRDAĞ NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
2- SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
3- SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, TIBBİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI
4- YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ, ARAŞTIRMA PLANLAMA BÖLÜMÜ
 
Amaç:

Epileptik nöbet, beyindeki moleküler, biyokimyasal ve yapısal değişiklikler ile karakterize, oldukça sık görülen bir nörolojik tablodur. Hipokside epileptik nöbetlerin, epileptik nöbetlerin seyrinde de hipoksi ve ilişkili mekanizmaların oluşabildiği bilinmektedir. Hipoksi ile indüklenebilir faktör 1 (HIF-1), beyin ve diğer dokuların hipoksiye yanıtını düzenleyen kaskadın başında rol alan bir transkripsiyonel proteindir. Heterodimerik yapıda, hipoksi durumunda aktiflenen α ve oksijen seviyesinden etkilenmeyen β alt ünitelerinden oluşmaktadır. Bu çalışmada, epileptik nöbet geçiren hastaların akut dönemde serum HIF-1α düzeylerini ölçmeyi amaçladık.

Gereç ve Yöntem:

Çalışmaya, Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine başvuran 24 saat içerisinde epileptik nöbet gözlenen 18 yaş üzerinde 31 (14 kadın, %45,2) hasta ve kontrol grubu olarak 38 (23 kadın, %39,5) sağlıklı birey alındı. Demografik veriler, hasta grubunun özgeçmişi, epileptik nöbet özellikleri kaydedildi, beyin görüntülemeleri incelendi. Tüm katılımcıların periferik kan örneklerinden santrifüj ile ayrıştırılan serumlardan ELISA yöntemiyle HIF-1α düzeyleri çalışıldı. Verilerin kayıt ve analizi için SPSS 24.0 paket programı kullanılmıştır.

Bulgular:

Epileptik nöbet geçiren hastaların yaş ortalaması 44,93±20,96, sağlıklı grubun ise 53,97±23,05 idi. Serum HIF-1α düzeyleri, epileptik nöbet geçiren hastalarla kontrol grubu arasında anlamlı farklılık göstermedi. (p= 0,14). Cinsiyetler arasında anlamlı bir farklılık bulunmadı (p> 0,05).

Sonuç:

Epileptik nöbetler sık görülmesine rağmen ayırıcı tanısı ve yönetiminde zorluklar yaşanabilmektedir. Bu açıdan faydalı olabilecek yeni ajanlar geliştirebilmek için araştırmalar sürmektedir. Günümüze dek yapılan deneysel çalışmalarda HIF-1α’nın, hipokampusta yoğunluklu olmak üzere hipoksik iskemik hasarda, travmatik beyin hasarında, temporal lob epilepsisinde, refrakter nöbetlerde ve status epileptikusta artmış ekspresyonu gösterilmiştir. HIF-1α’nın epileptogeneziste de rolü olabileceği ve modülasyonunun yeni bir terapotik hedef olabileceği öne sürülmüştür. Bu çalışma ile ilk kez insanlarda epileptik nöbet ardından akut dönemde HIF-1α’nın kan düzeylerinde anlamlı bir artış olmadığı gösterilmiştir. Epileptik nöbet ardından hipoksik süreçlerin periferik kana belirgin oranda yansımadığı düşünülmüştür.