55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
ŞİZOFRENİ VE ATİPİK YÜRÜME BOZUKLUĞU İLE PREZENTE OLAN KORPUS KALLOSUM AGENEZİSİ OLGUSU
ÖZLEM ŞAHİN 1 GÜLGÜN UNCU 1 ZEYNEP ÖZÖZEN AYAS 1 PINAR UZUN USLU 1 DEMET ÖZBABALIK ADAPINAR 2

1- ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ
2- ESKİŞEHİR ACIBADEM HASTANESİ
 
Olgu:

GİRİŞ: Geçmişte ancak postmortem tanımlanabilen korpus kallosum agenezisi santral sinir siteminin nadir görülen gelişimsel bir anomalisidir. Korpus kallosum beynin iki hemisferi arasında kortikal duyusal, motor ve kognitif iletimin bütünleştirilmesinde önemli bir rol oynayar. Korpus kallosum agenezisinin prevalansı 3-7/1000 olarak bildirilmiştir ve gebeliğin 17-18.haftalarında maternal ultrason ile saptanabilir. En yaygın görülen klinik tablo epileptik nöbetlerle birlikte mental retardasyondur. Nöbetler sıklıkla fokaldir. Şizofren hastalarda, algısal uyaranların kallosal transferinde anormallikler olduğu bildirilmektedir. Literatürde normal kontrollerle kıyaslandığında şizofren hastalarda fonksiyonel ve anatomik MRI çalışmalarında korpus kallosumda ve korpus kallosumun değişik anatomik bölgelerindeki ölçümlerde daha düşük değerler saptanmaktadır. OLGU: 37 yaşında sağ elli erkek hasta yaklaşık 6 aydır olan yoldan karşıdan karşıya geçme , evden dışarı çıkıp yolda yürüme sırasında kilitlenip kalma şeklinde ifade edilen atipik yürüme bozukluğu yakınması olması nedeni ile nöroloji polikliniğine yönlendirilmişti. Prenatal dönemde bir sorun yaşanmadığı, doğum sonrasında motor gelişiminin normal seyrettiği öğrenildi. Erken çocukluk döneminden itibaren içine kapanıklığı olan hastanın yaklaşık 11 yıl önce halüsinasyonları ve persekütif hezeyanlarının da ortaya çıkması üzerine paranoid şizofreni tanısı almış ve ketiapin 800 mg/gün, klozapin 800 mg/gün, ziprasidon 80 mg/gün kullanmaktaydı. Nörolojik muayenesinde bilateral esansiyel ve intansiyonel tremor, Romberg pozitifliği, yürüyüşünde özellikle dönüşlerde belirgin ılımlı ataksisi mevcuttu. Diğer nörolojik sistem muayeneleri normal sınırlardaydı. Hastanın beyin tomografisinde korpus kallozum agenezisi ve her iki lateral ventrikülde korposefalik görünüm mevcuttu. Zeka testi hafif derecede mental retardasyon ile uyumluydu. Hastanın mevcut tedavilerinin devamı ve nörolojik, psikiyatrik takibi planlandı. SONUÇ: Bu vaka bildiriminde, korpus kallosum agenezisinin eşlik ettiği kronik şizofreni olgusunda gelişen atipik yürüme bozukluğu ve ataksinin korpus kallosum agenezisine bağlı yada ilaç yan etkisine bağlı gelişip gelişmediği net değildir. Korpus kallosum agenezisi olgularının yaklaşık %13-21’nin asemptomatik olarak bildirildiği göz önünde bulundurulduğunda bu patolojiye sahip bireylerde hemisferler arası iletimin sağlanması için olası farklı yolaklarla kompansazyon mekanizasyonları geliştiği düşünülebilir. Fonksiyonel tanı yöntemlerinin yaygınlaşması ile bu patolojiye bağlı gelişen semptomların olgular arasında farklı alanlarda ve farklı şiddette görülmesinin nedenlerinin aydınlatılacağı düşünülmektedir.