55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
MEDİKAL TEDAVİYE DİRENÇLİ SİNÜS VEN TROMBOZU OLGUSU
DERYA TAKTAKOĞLU 1 İLKER ÖZTÜRK 1 ZÜLFİKAR ARLIER 1 ELİF BANU SÖKER 1 DİLEK ACAR 1

1- ADANA ŞEHİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
 
Olgu:

Sinüs ven trombozu (SVT), inmenin nadir görülen bir formu olup özellikle genç kadın ve çocuklarda görülür. SVT nin klinik prezentasyonu çok çeşitlidir, özellikle koma klinik kötü gidişin bir göstergesidir. Sistemik antikoagülasyon SVT de ilk seçenek tedavi olarak kabul görmüştür. Buna rağmen %13 hastada antikoagülan tedavi tek başına tam yeterli olmamaktadır. Mekanik trombektomi, tromboaspirasyon, intrasinüs tromboliz, balon venoplasti dahil endovasküler girişim antikoagülasyona rağmen kötüleşen hastalarda alternatif bir seçenektir. Yirmi dört yaşında 10 haftalık gebe kadın hasta acil servise 3-4 gündür olan baş ağrısı, bulantı, kusma ve son bir gündür eklenen bilinç bozukluğu nedeni ile başvurdu. Nörolojik muayenesinde bilinç letarji-stupor, göz dibinde papilödem, aktif ekstremite hareketi yoktu. Acilde çekilen diffüzyon MR da sol frontal, parietal ve sağ parietooksipital alanlarda yaygın diffüzyon kısıtlılıkları izlendi. Özgeçmişinde bir özellik yoktu, ikinci gebeliğiydi. İlk gebeliğinde bir sıkıntı olmadığı öğrenildi. Hasta öykü, nörolojik muayene ve nörogörüntüleme eşliğinde iskemik inme tanısı ile yoğunbakım ünitesine yatırıldı. Antiödem ve antikoagulan(düşük molekül ağırlıklı heparin), antiagregan tedavi başlandı. Etyolojide rol oynayabilecek gebelik dışı nedenler (kardiyak, vaskülitik, enfeksiyöz, hiperkoagulobilite) araştırıldı. Kollejen doku testlerinde ve trombofili panelinde patoloji saptanmadı. Kadındoğum kliniğine konsülte edildi, fetal problem saptanmadı. MR venografide sol transvers sinüs, sigmoid sinüs ve kısmen süperior sagittal sinüste trombüs ile uyumlu görünüm saptandı. Takiplerinde ağrılı uyaran ile deserebre olan ve medikal tedaviden fayda görmeyen hasta anjiografi ünitesine alınarak trombektomi ve tromboaspirasyon yapıldı, tüm sinüslerde parsiyel rekanalizasyon sağlandı. İşlemden beş gün sonra bilinçte düzelme, sol kol ve bacakta hareket gözlendi. Antikoagulan tedaviye devam edildi. Hastanın son nörolojik muayenesinde bilinç açık, konuşma doğal, sağ üst ekstremite 2/5, alt ekstremite 3/5 kas gücü ile poliklinik takiplerine alınarak taburcu edildi. Medikal tedaviye rağmen kötüye giden tedaviye dirençli olan sinüs ven trombozu olgusunda endovasküler tedavinin mortaliteyi önleyip ve özürlülük derecesinde belirgin düzelme sağlaması nedeni ile olgumuzu sunmaya değer bulduk.