55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
ORAL HASTALIK MODİFİYE EDİCİ TEDAVİLERİN KULLANIMININ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İLE YAN ETKİLERİ KONUSUNDA MARMARA ÜNİVERSİTESİ NÖROLOJİ KLİNİĞİNİN GERÇEK YAŞAM VERİLERİ
EZGİ VURAL 1 ESİN ENGİN 1 GÜLİN SÜNTER 1 DİLEK GÜNAL 1 KADRİYE AGAN 1

1- MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, NÖROLOJİ BÖLÜMÜ
 
Amaç:

Teriflunomide, dimetil fumarate ve fingolimod relapsing-remitting multipl skleroz (RRMS) hastalarında kullanılan oral tedavi ajanlarıdır. Bu çalışmanın amacı oral tedavi ajanlarının kullanımında devamlılık ile beraber yan etki profillerini gerçek yaşam verileri doğrultusunda karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir.

Gereç ve Yöntem:

Marmara Üniversitesi Multipl Skleroz kliniğinde takip edilen MS hastalarının verileri retrospektif olarak incelenmiştir ve takibi sırasında herhangi bir dönemde oral tedavi ajanlarından en az birisini kullanmış olanlar çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik verileri, tanı ve tedavi süreleri, bildirilen yan etkiler incelenmiştir.

Bulgular:

Çalışmamıza toplam 196 MS hastası dahil edilmiştir. Birinci basamakta 196 adet hastalık modifiye edici tedavi (DMT) not edilmiştir. Hastaların %71,43’ü en az iki tane DMT kullanmıştır. Birinci basamakta tedaviler içinde oral tedaviler %29,59 oranında yer tutmuştur. Birinci basamakta en çok tercih edilen oral DMT dimetil fumarat (%11,73) olurken onu teriflunomide (%10,2) ve fingolimod (%7,65) takip etmiştir. Birinci tedavi basamağından sonra ise fingolimod her zaman en çok tercih edilen ajan olmuştur. İkinci ilaç olarak fingolimod tüm tedaviler arasında %46,43 oranında tercih edilirken dimetil fumarate ve teriflunomide %11,43’lük oranda tercih edilmiştir. Üçüncü tedavi ajanı olarak fingolimod %46,97 oranında, dimetil fumarate %12,12 oranında ve teriflunomide %10,61 oranında tercih edilmiştir. 4., 5. ve 6. farmakolojik ajan olarak teriflunomide ve dimetil fumarate nadiren tercih edilmiştir. Tüm teriflunomide kullanım periyotları incelendiğinde 4 (%9,09) hastanın yan etki bildirdiği görülmüştür. 11 hasta (%25) teriflunomide tedavisine devam edememiştir. Teriflunomide kesilmesinin en sık karşılaşılan nedeni hastalığın progresyonu (%40) olurken bunu yan etkiler (%30) takip etmiştir. Teriflunomide altında bildirilen ve 2 hastanın tedavisine devam edememesine neden olan yan etkiler jeneralize ağrılar ve artmış migren ataklarıdır. Tüm dimetil fumarate kullanım periyotları incelendiğinde 12 hasta (%23,53) tedaviye devam edememiştir. En sık tedaviyi bırakma nedeni yan etkiler (%30) olurken atakların devamı (%20) ve hastalık progresyonu (%20) bunu takip etmiştir. Dimetil fumarat altında en sık karşılaşılan yan etkiler döküntü ve kızarıklık olurken sadece bir hastanın tedavisine devam edememesinde kızarıklık, kaşıntı ve döküntüler neden olmuştur. Tüm fingolimod kullanım periyotları incelendiğinde ise toplam 10 (%8,40) hasta için 11 yan etki bildirilmiştir. Fingolimod kullanan hastalardan 30’unun (%25,21) tedaviyi bırakmak durumunda kaldığı izlenirken bunlardan 7’si (%23,33) istenmeyen yan etkiler nedeniyle olmuş olup tedaviyi bırakma nedenleri arasında en sık karşılaşılan neden olmuştur. Bunu 6 (%20,00) hastada karşılaşılan hastalığın progresyonu izlenmiştir. Fingolimod tedavisi altında karşılaşılan yan etkiler lenfopeni (%54,55), bradikardi (%9,09), Varicella Zoster enfeksiyonu (%9,09) ve karaciğer fonksiyon testlerinde yükselmedir (%27,27). Lenfopeni nedeniyle tüm yan etki bildiren hastaların %27,27’si fingolimod tedavisini kesmek zorunda kalmıştır.

Sonuç:

Oral DMT kullanım kolaylığı nedeniyle MS hastaları tarafından sıkça talep edilir duruma gelmiştir. Ayrıca dimetil fumarate ve özellikle fingolimod’un yıllık atak oranını azaltma konusunda etkinliği nedeniyle sık atak geçiren ve yüksek hastalık aktivitesi görülen hastalarda sıkça nörologlar tarafından da tercih edilmektedirler. Oral ajanların yan etkileri mutlaka takip sırasında göz önünde bulundurulmalı ve tedaviye başlamadan hastalarla yan etki profilleri konusunda görüşülmelidir, çünkü bizim çalışmamızda da görüldüğü üzere en sık tedavi bırakma nedeni olarak ya da ikinci neden olarak yan etkiler sebep olarak görülmüştür.