55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
SERVİKAL DİSTONİ TEDAVİSİNDE BOTULİNUM TOKSİN TİP A UYGULAMASI VE KLİNİK GÖZLEMLERİMİZ
GÖZDE BARAN 1 ÖZLEM GELİŞİN 1 FERDA USLU 1 AZİZE ESRA GÜRSOY 1 GÜLSEN BABACAN YILDIZ 1

1- BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ, TIP FAKÜLTESİ, NÖROLOJİ AD
 
Amaç:

Bu çalışmada servikal distonili (SD) hastaların klinik ve demografik özelliklerinin tanımlanması ve botulinum toksin tip A (BoNT/A) tedavisine verilen yanıtların değerlendirilmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem:

Bezmialem Vakıf Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Botulinum Toksin polikliniğinde, Mart 2004 - Ağustos 2019 tarihleri arasında görülen ve düzenli takibe gelen SD’li hastaların verileri retrospektif olarak değerlendirildi.

Bulgular:

Mart 2004 - Ağustos 2019 tarihleri arasında SD tanısı ile BoNT/A tedavisi yapılan 153 hastanın (105 kadın, 48 erkek) yaş ortalaması 52.2±9,1 yıl idi. Ortalama SD başlama yaşı 40.9±9,9 yıl olarak saptandı. Hastaların semptomlarının başlangıcından BoNT/A tedavisine kadar geçen ortalama süre 6,8±0,7 yıl idi. Ortalama BoNT/A tedavi süresi 4 yıl idi. Hastaların 75’ine (% 56) baş tremoru, 92’sine (%60) ağrı eşlik ediyordu. 27 (%17) hasta şikayetlerinin akut olarak başladığını ifade etmişti. Hastaların 124’ünde tortikollis (78’inde sağa, 50’sinde sola), 12 hastada tortikollis ve laterokollis, 4 hastada laterokollis, 4 hastada retrokollis, 2 hastada antekollis saptandığı görüldü. Ayrıca 4 hastada tortikollis ve retrokollis, 3 hastada ise tortikollis ve antekollis izlendi. Hastalara iki farklı BoNT/A (Botox® and Dysport®) markası uygulandı. Başlangıçtaki ortalama Botox® dozu 136,2 ünite (Ü), Dysport® dozu 609,7 Ü, son enjeksiyon Botox® dozu 162,7 Ü, Dysport® dozu 737,9 Ü saptanmıştır (p<0,05). BoNT/A tedavisi yapılan süre içerisinde yan etki olarak 11 hastada ağrı, 15 hastada yutma güçlüğü, 9 hastada boyun kas zaafı geliştiği gözlendi. Hastalarda BoNT/A tedavisi etki süresi ortalama 3,0±1,7 ay olduğu görüldü.

Sonuç:

Çalışmamızın sonuçlarına göre BoNT/A ortalama dozunda zamanla istatistiksel olarak anlamlı bir artış olduğu görülmüştür (p<0,05).