55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
2 FARKLI OLGUDA BAŞAĞRISININ ENDER BİR NEDENİ OLARAK PİNEAL KİST
ÖZLEM ŞAHİN 1 GÜLGÜN UNCU 1 ZEYNEP ÖZÖZEN AYAS 1 DUYGU ARSLAN MEHDİYEV 1 DEMET ÖZBABALIK ADAPINAR 2

1- ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ
2- ESKİŞEHİR ACIBADEM HASTANESİ
 
Olgu:

GİRİŞ:Pineal bez beyinde bulunan melatonin üretiminden , başka hormonların regülasyonundan ve sirkadian ritmin kontrolünden sorumlu küçük bir organdır. Pineal kistlere beyin görüntülemesi yapılan hastalarda %10 kadar ihtimalle karşılaşılmaktadır. Pineal kisti olan bir çok insan çoğunlukla herhangi bir semptom yada bulgu göstermemektedir. Pineal kistler hastaların %80’inde asemptomatik olarak görülmekteyken çapı 15 mm üzerinde olan büyük pineal kistler başağrısı, hidrosefali, Galen veninde tıkanıklık, bulanık görme , çift görme ya da vertikal göz hareketi bozuklukları(Parinaud sendromu) ve farklı semptomlara neden olabilmektedir. Pineal kistlerin gelişmesinin nedenleri tam olarak bilinmemektedir. Tedavi kistler sadece semptom oluşturduğunda gereklidir ve stereotaktik yöntemlerle kistin çıkarılması şeklindedir. Olgu 1: 29 yaşında kadın hasta bilateral şakaklarda ve vertekste uzun süredir devam eden bulantı kusma yada foto/fonofobinin eşlik etmediği sıkıştırıcı vasıfta başağrısı mevcut. Özgeçmişinde 10 yaşında atriyal septal defekte bağlı embolik iskemik inme , 15 yaşından beri Epilepsi tanısı mevcut nöbetleri ayda 3-4 kere jeneralize tonik klonik vasıfta olup nöbet geçirdiği dönemlerde başağrısı artıyor, epilepsi nöbetlerine yönelik lakozamid 300 mg/gün, levetirasetam 3000 mg/gün ve lamotrijin 100 mg/gün kullanıyordu. 5 yıl önce başağrısı nedeni ile yapılan beyin görüntülemesi sonucunda yaklaşık 10 mm çapında pineal kist saptanmış olup hasta takibe alınmış ve kist boyutları kontrollerde stabil seyretmekte. Olgu 2:22 yaşında kadın hasta 2-3 yıldır olan şakaklarda özellikle sağ tarafta daha belirgin olmakla beraber sıkıştırıcı zaman zaman anlık saplanıcı vasıfta başa ağrıları mevcut. Eşlik eden foto/fonofobi yok. Ara ara ışık çakmaları ve 1 saatten daha kısa süren bulanık görme yada görme alanında karaltı şeklinde göme ile ile ilgili yakınmaları mevcuttu. Nörolojik muayenesi olağan olan hastanın beyin MRG incelemesinde 14 mm çapında pineal gland kisti ile uyumlu görünüm mevcuttu. Beyin cerrahisi ile birlikte takibe alınan hastaya 6 ay sonra beyin görüntüleme ile takip planlandı. SONUÇ:Günümüzde görüntüleme yöntemlerinin yaygınlaşması nedeni ile semptomatik yada asemptomatik olarak karşımıza çıkan pineal kistlerin ortaya çıkması ile ilgili mekanizmalar net değildir. Buna karşın bizim olgularımızın yaşlarının doğurganlık çağında olması ve cinsiyetlerinin kadın olması akla olası endokrinolojik döngülerden kaynaklanan bir patolojiyi düşündürmektedir. Görsel yakınmalarla gelen başağrısı olgularında ön tanıda nadirde olsa pineal kistler akla getirilmelidir.