55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
PRİMER SANTRAL SİNİR SİSTEMİ LENFOMASI: OLGU SUNUMU
SENA AKSOY 1 FULYA EREN 1 GÜLŞAH ZORGÖR 1 EDA ÇOBAN 1 GÜNAY GÜL 1 AYSUN SOYSAL 1

1- BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ
 
Olgu:

Giriş Primer santral sinir sistemi (SSS) lenfoması sistemik tutulum olmadan, beyin, spinal kord ve leptomeninksleri tutan, nadir görülen, agresif seyirli ve kötü prognozlu bir non-Hodgkin lenfoma türüdür. Bu bildiride, serebellar semptomlarla başvuran primer SSS lenfoması olgusunun sunulması amaçlanmıştır. Olgu 69 yaşında kadın hasta, 10 gün önce başlayan baş dönmesi ve bulantı şikayetleriyle başvurdu. Nörolojik muayenede otururken sola ataksisi olduğu gözlendi, şiddetli baş dönmesi nedeniyle hasta yürütülemedi. Hastanın kontrastlı kranial MR’ında vermiste belirgin leptomeningeal kontrastlanma gösteren serebellar lezyon saptandı. Hastaya lomber ponksiyon (LP) yapıldı. Beyin omurilik sıvısında (BOS) 10 lenfosit görüldü, protein düzeyi ılımlı yüksek (54,02 mg/dl) saptandı. Ayırıcı tanıda metastaz, lenfoma, tüberküloz ve sarkoidoz düşünüldü. Olası malignitelerin araştırılması amacıyla 3 kez LP yapılarak patolojik inceleme yapıldı, nonspesifik lenfosit infiltrasyonu saptandı. Tüm vücut FDG-PET incelemesinde malignite lehine bulgu izlenmedi. SSS lenfomasının dışlanması amacıyla BOS örneğinden flow sitometri gönderildi, anormal klonal B hücre popülasyonu saptandı ancak lenfoma tanısı ve tedavisi için yeterli bulunmadı. Hastanın kliniğinde progresyon olması nedeniyle steroid tedavisi başlandı ve steroid sonrası çekilen kontrastlı kranial MR’da lezyon büyüklüğünde ve kontrast tutulumunda azalma olduğu görüldü. Flow sitometri ile tanı kesinleştirilemediğinden biyopsi yapılmasına karar verildi ve patoloji sonucu lenfoma ile uyumlu olarak saptandı. Tartışma Primer SSS lenfoması tüm beyin neoplazmları içinde yaklaşık %1-2 oranında izlenir. Ak madde lezyonlarının daha çok supratentorial ve ventriküle yakın yerleştiği bilinmektedir. İnfratentorial lezyonlar ile başvuran hastamız, nadir görülen bu tutulum paterni ve lokalizasyonu nedeni ile sunulmaya değer bulunmuştur.