55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
DİNAMİK KONTRAST MR PERMEABİLİTE GÖRÜNTÜLEMENİN NÖROMYELİTİS OPTİKA SPEKTRUM HASTALARINDA AQUAPORİN KANAL DİSFONKSİYONUNUN GÖSTERİLMESİNDE YERİ OLABİLİR Mİ ?
SERHAT OKAR 1 RAHŞAN GÖÇMEN 2 ŞAFAK PARLAK 2 ŞEFİK EVREN ERDENER 1 KADER KARLI-OĞUZ 2 RANA KARABUDAK 1 MERYEM ASLI TUNCER 1

1- HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
2- HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, RADYOLOJİ ANABİLİM DALI
 
Amaç:

Nöromyelitis Optika Spektrum Bozuklukları (NMOSD) santral sinir sisteminin otoimmün inflamatuar hastalıklarından biridir. Hastalığın temelinde astrosit son ayaklarında bulunan aquaporin-4(AQP4) kanallarına karşı oluşan antikor aracılı hasarın yer aldığı ortaya konmuştur. Son yıllardaki çalışmalar AQP4 kanallarının beyinde paravasküler sıvı dolaşım sistemi (glimfatik sistem) fonksiyonunda, önemli görevi olduğunu düşündürmektedir. Glimfatik sistemin, beyin-omurilik sıvısına veya perivasküler alana geçen kontrast ajanların sıvı akışı yolu ile temizlenmesinde rol oynayabileceği deneysel modellerde gösterilmiştir ve bu durum, sistemin bütünlüğünün klinik koşullarda değerlendirilmesine izin verebilir. Bu çalışmanın amacı, NMOSD hastalarında remisyon döneminde olası AQP4 kanal disfonksiyonunun manyetik resonans permeabilite (dinamik kontrast manyetik rezonans (DCE-MR) görüntülemelerle ortaya konmasıdır.

Gereç ve Yöntem:

Uluslararası uzlaşı kriterlerine dayanarak NMOSD tanısı alan ve aquaporin-4(AQP4) kanallarına karşı oluşan antikor pozitifliği olan ya da seronegatif NMOSD grubunda yer alabilecek, tedavi altında son 1 yıldır atağı olmayan 24 hasta ve 21 primer baş ağrısı hastası (kontrol grubu) çalışmaya dahil edilmiştir. Hastaların demografik, klinik, laboratuar verileri değerlendirilmiştir. Rutin görüntülemelere ek olarak tüm katılımcılara DCE-MR perfüzyon görüntüleme alınmış 4 ilgi bölgesinde (region of interest: ROI), ekstravasküler faz kontrast geçiş katsayı parametrelerinin (ktrans,Ve, Vp,kep) ölçümleri yapılmıştır.

Bulgular:

Hasta ve kontrol grupları arasında her bir ROI için ölçülen ekstravasküler faz kontrast geçişinin baslıca parametrelerinden olan ktrans degerinde ve diğer parametrelerde anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ayrıca hasta grubu içerisinde AQP antikor pozitif, negatif hastalar arasında da bu parametrelerde anlamlı fark bulunamamıştır.

Sonuç:

NMOSD hastalarında DCE-MR, AQP4 disfonksiyonuna ikincil olabilecek glimfatik sistem bozukluğunun saptanmasında yeni bir yöntem adayı olabilir. Çalışmamızda ölçüm parametrelerinde gruplar arasında anlamlı fark saptanamamış olması, bu yöntemin amacımız için yeterli duyarlılık ve özgüllük göstermiyor olmasına, hastaların immünmodülatör tedavi altında ve remisyonda olmasına bağlı olabilir. İleriye yönelik çalışma hedeflerimiz bu yöntemin farklı ve geniş hasta gruplarında bu amaca yönelik değerlendirmesini içermektedir.