55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
BİYOLOJİK MİTRAL KAPAK REPLASMANLI BİR İNME OLGUSUNDA DEV TROMBÜS
MECBURE NALBANTOĞLU 1 DİLEK NECİOĞLU ÖRKEN 1

1- DEMİROĞLU BİLİM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
 
Olgu:

Giriş Biyoprotez kapaklar, mekanik kapakların yüksek tromboemboli riskini azaltmak ve uzun süre antikoagülasyon kullanımının komplikasyonlarının önüne geçmek amacıyla üretilmiştir. Bununla birlikte destek halkasının endotelize olduğu postoperatif ilk üç aylık süre içerisinde antikoagülan kullanımı gereklidir. Burada, yaklaşık bir buçuk yıl önce biyoprotez kapak replasmanı yapılan ve antikoagülan tedaviden antiagregan tedaviye geçilen bir ay içinde kapak üzerinde sol atriumu dolduran dev trombüs gelişip sererovasküler hastalık tablosu ile başvuran hastayı sunmaktayız. Olgu Sunumu Yetmiş üç yaşında kadın hasta acil servise sabah uyandığında farkettiği sağ kolunda uyuşma ve bir süre sonra yerleşip iki saat devam eden sağ kolda güçsüzlük, eşyaları kavramada zorluk ve titreme şikayetleri ile başvurdu. Nörolojik muayenesinde patoloji saptanmayan hastanın tıbbi özgeçmişinde romatoid artrit varlığı, on altı yıl önce geçirilmiş meme kanseri, yaklaşık bir buçuk yıl önce geçirilmiş mitral valvüloplasti öyküleri bilinmekteydi. Yaklaşık bir ay önce varfarin tedavisinden asetilsalisilikasit tedavisine geçildiği öğrenildi. Kranial difüzyon MRG incelemesinde sağ frontal, parietal lobda, sol temporal ve oksipital loblarda milimetrik akut/subakut multipl enfarktlar saptandı. Kranioservikal MR anjiografi incelemeleri normal sınırlarda olarak değerlendirildi. Transtorasik ekokardiyografi incelemesinde plastili mitral kapak üzerinde gradyent artışı ve kapak açılımında kısıtlılık saptandı. Trasözofageal ekokardiyografide mitral kapak açılımını bozan kapak üzerinde sol atriumu dolduran dev trombüs izlendi. Heparinize edilen hastaya mitral valv replasmanı ve sol atrial trombüs temizlenmesi operasyonu yapılarak takibe alındı. Sonuç Biyoprotez kapak replasmanlarında ilk üç aydan sonra tromboembolik risk faktörleri olmadığı takdirde antikoagülan kullanmaksızın yılık tromboemboli riski her 100 hastada 1-2 civarındadır. Bu sıklık antikoagülan kullanan mekanik protez kapak hastalarındaki tromboemboli riskine benzer olup hastaların hemorajik komplikasyon riskine maruz kalmaması önemli avantajlarındandır. Hastamız biyoprotez kapak replasmanlı olmasına rağmen antikoagülan tedavinin kesilmesinin birinci ayında dev trombüs gelişimi ile dikkat çekmektedir.