55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
NIA-AA ATN SİSTEMİNİN İSTANBUL DEMANS KOHORTUNA UYGULANMASI
ÇAĞLA AKI 1 ZERRİN YILDIRIM 2 BAŞAR BİLGİÇ 1 BEDİA SAMANCI 1 ZEYNEP TÜFEKÇİOĞLU 4 ASLI DEMİRTAŞ TATLIDEDE 1 DUYGU GEZEN AK 3 ERDİNÇ DURSUN 3 MERVE ALAYLIOĞLU 3 HAŞMET HANAĞASI 1 MURAT EMRE 1 HAKAN GÜRVİT 1

1- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ, NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
2- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, SİNİRBİLİM ANABİLİM DALI, AZİZ SANCAR DENEYSEL TIP ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
3- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ-CERRAHPAŞA, CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ, TIBBİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI
4- İSTANBUL AYDIN ÜNİVERSİTESİ, NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
 
Amaç:

National Institute on Aging and Alzheimer’s Association (NIA-AA) 2018 yılında Alzheimer hastalığının (AH) ve Alzheimer dışı patolojik değişikliklerinin tanısında beyin omurilik sıvısının (BOS) değişik kombinasyonlarının kullanılmasını öneren bir çalışma yayınladı. Buna göre amiloid β için A, fosfo tau için T ve total tau/nörodejenerasyon için N harfleriyle temsil edilen bir AT(N) sistemi oluşturuldu. Bu şemada, bir birey bu üç biyobelirtecin pozitifliğine göre sekiz farklı kombinasyonda beş durumdan biri ile etiketlenebilir; 1. Alzheimer patolojik değişikliği (A+T-N-), 2. AH (A+T+N- veya A+T+N+), 3. Alzheimer ve eşlik eden şüpheli Alzheimer dışı patolojik değişiklik (karma grup) (A+T-N+), 4. Alzheimer dışı patolojik değişiklik (SNAP) (A-T+N- veya A-T-N+ veya A-T+N+), 5. Normal AH biyobelirteçleri (A-T-N-). Bunlardan 1,2 ve 3 ise Alzheimer sürekliliği olarak gruplandırıldı. Çalışmamızda bu sistemin İstanbul kohortuna uygulanması ve klinik karşılıklarının tanımlanması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:

Kliniğimizden takipli hastaların 2016 yılından beri bakılan BOS biyobelirteçleri toplanmış ve bir kısmının klinik tanıları gözden geçirilmiştir. Hala devam etmekte olan bir araştırma projesi (Over Fifty Study-OFS) kapsamında kognitif olarak normal bireyler, hafif kognitif bozukluğu olanlar ve erken evre Alzheimer hastaları çalışmaya alınmıştır. Bu çalışmada biyobelirteçlerin anormal değerlerini belirlemek için daha önceden yayınlanan (Wolfsgruber et al., Alzheimers Research and Therapy 2019) kesme değerleri kullanılmıştır. OFS kapsamında 3 biyobelirtece bakılan 58 hastada FCRST ipucu indeksine göre; 0.67 ve altı (n=18) düşük hafıza performansı, üstündekiler (n=40) ise yüksek hafıza performasına sahip olanlar olarak ikiye ayrılmış ve iki grup arasındaki üç biyobelirtecin farklılıklarına bakılmıştır.

Bulgular:

İstanbul kohortunda her üç biyobelirtece bakılmış olan toplamda 431 birey mevcut olup 280’ninde Alzheimer sürekliliği mevcuttu. Bunlardan 146’sı AH, 103’ ü Alzheimer patolojik değişikliği, 31’i mikst gruptaydı. Sınıflaması normal olan 98 kişi, Alzheimer dışı patolojik değişikliği olan 53 kişi mevcuttu. Klinik olarak değerlendirilen 211 kişiden AH tanısı alan 114 hastanın 111’inde (%97) Alzheimer sürekliliği, bunların da 51’ inde (%44.7) Alzheimer hastalığı patolojik bulguları mevcuttu. Kognitif olarak normal olan 28 hastanın, 17’si normal (%61), 11’inde (%39) Alzheimer sürekliliği olduğu gözlendi. Hafif kognitif bozukluğu olan gruba bakıldığında ise 44 hastanın 24’ü (%55) normal, 20’ si (%45) Alzheimer sürekliliği göstermekteydi. OFS çalışması kapsamında incelenen hastalardan ise sadece total tau seviyelerinin düşük hafıza performansına sahip olanlarda anlamlı olarak daha yüksek olduğu görüldü.

Sonuç:

ATN demans pratiğinde kolaylıkla uygulanabilir bir yöntemdir. Bu sınıflama, klinik değil patolojik değişiklikler ve hastalık ciddiyetini tanımlamak için oluşturulmuştur. Bu sistemin çalışmalar için hasta seçimi ve ilerleyen dönemlerde klinik tanıya yardımcı olarak kullanılabileceği düşünülmektedir