55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
REKÜRREN İDYOPATİK İNTRAKRANİYAL HİPERTANSİYON-OLGU SUNUMU
ECE GÖK DURSUN 1 IŞIN ÜNAL-ÇEVİK 1 HAYYAM KIRATLI 2 AYŞE İLKSEN ÇOLPAK 1

1- HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ , NÖROLOJİ ANA BİLİM DALI , ANKARA , TÜRKİYE
2- HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ , GÖZ HASTALIKLARI ANA BİLİM DALI , ANKARA, TÜRKİYE
 
Olgu:

GİRİŞ: İdyopatik İntrakraniyal Hipertansiyon (İİH), beyinde yer kaplayıcı lezyon ya da ventriküler genişleme olmaksızın, normal BOS bulgularının olduğu, intrakraniyal basınç artışı ( >250 mm/su) na bağlı başağrısı ve görme kaybı ile giden klinik bir tablodur. İnsidansı genel populasyonda kadınlarda 100.000de 0.9 iken, obez kadınlarda 100.000de 19’a yükselmektedir. Hastalık asemptomatik seyredebileceği gibi erişkin hastaların %24’ünde total görme kaybı yada ciddi görme bozukluğu izlenebilmektedir. OLGU:24 yaşındaki kadın hasta, 2012 yılında bulanık görme, baş ağrısı şikayetleri ile İİH tanısı almış ve sonrasında düzensiz asetozolamid kullanımı mevcut. 2014 yılında semptomlarda kötüleşme nedeniyle merkezimizde değerlendirildiğinde BOS açılış basıncı 400 mm/su tespit edilmesi üzerine asetazolamid ve topiramat tedavilerine ek olarak sağ göze optik sinir kılıfı fenestrasyonu(OSKF) uygulandı. Takiplere devam etmeyen ve düzenli tedavi almayan hasta 2018 yılı Haziran ayında hızlı kilo alımını takiben gelişen sağ gözde görme kaybı şikayeti ile başvurdu. BOS açılış basıncı 630 mm/su olarak ölçülen hastada papilödem ve görme alanında sağda totale yakın kayıp, solda ise nazalde basamaklanma şeklinde kayıp tespit edildi. Yüksek doz asetazolamid ve topiramat tedavisi başlandı. Önce sol göze izlemde ise sağ göze OSKF uygulandı. BMI 35.16 olan hasta diyet altında 10kg verdi.Takiplerinde papilödemde belirgin düzelme izlenmesine karşın sağda sekel alan defekti kaldı. TARTIŞMA: İİH de rekürrens sık görülmemekle beraber, kilo alımı, gebelik , hipertansiyon, uyku apnesi ve medikasyon gibi durumlar rekürrens için risk faktörleridir. Rekürrens sıklıkla hastamızda olduğu gibi tedavinin kesildiği dönemlerde izlenmektedir. Hastaların bu olasılık için iyi uyarılması, uzun süreli ve yakın takibi önemlidir.