55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
BARİATRİK CERRAHİ SONRASI GELİŞEN WERNİCKE ENSEFALOPATİSİ OLGUSU
NURSU ERDOĞAN 1 YASEMİN BİÇER GÖMCELİ 1 AYDANUR DOĞAN 1 ABİDİN ERDAL 1 SERKAN ÖZBEN 1

1- SBÜ ANTALYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ NÖROLOJİ KLİNİĞİ
 
Olgu:

Giriş: Wernicke ensefalopatisi, tiamin eksikliğine bağlı gelişen nörolojik bir sendromdur. Ciddi mortalite riski taşımakla birlikte özellikle erken dönemde tiamin tedavisine iyi yanıt vermektedir. Genellikle alkolizm ile ilişkili olmakla birlikte, bariyatrik cerrahi, parenteral beslenme, hiperemezis gravidarum, anoreksiya nevroza ve açlık eylemi gibi birçok durumlarda da ortaya çıkabilmektedir. Sıklıkla alkolizm ile ilişkili olduğu ve bilinç durumu değişiklikleri, ataksi, oftalmopleji ve nistagmus gibi klinik bulguların tamamı hastaların %10-20 gibi az bir kısmında görüldüğü için özellikle alkolizm öyküsü olmayan olgularda tanıda güçlük yaratmaktadır. Olgu: 31 yaşında kadın hasta baş dönmesi, bulanık görme, bacaklarda kuvvetsizlik, dengesizlik şikayetiyle genel cerrahi servisinde yatan hastadan nöroloji konsültasyonu istendi. Hastanın şikayetlerinin son 4 5 gündür başlayarak giderek ilerlediği öğrenildi. Özgeçmişinde 6 ay önce geçirilmiş bariyatrik cerrahi öyküsü vardı. Bu dönemde beslenme sorunları yaşamış. Nörolojik muayenesinde genel durumu iyi, bilinci açık, koopere, oryante. Hastanın sağa ve sola bakışta bakış yönüne vuran horizontal nistagmusu mevcuttu. Diğer kranialler intakttı. Alt ekstremitelerde 4/5 kas gücü saptandı. Yürüyüşü iki yana ataksikti. DTR’ler alt ekstremitelerde alınamadı. Rutin tetkiklerinde folik asit, albümin, total protein ve demir düzeylerinde hafif düşüklük dışında anlamlı özellik yoktu. EMG incelemesinde solda orta derecede karpal tünel sendromu ile uyumluydu. Beyin MR’ında korpus mamillarede hiperintensite mevcuttu. Hastaya Wernicke ensefalopatisi ön tanısıyla IV tiamin replasmanı başlandı. 3. günden itibaren düzelmeye başlayan hastanın takiplerinde bulgular tamamen düzeldi. Tartışma: Wernicke ensefalopatisi alkolizm dışı birçok nedene bağlı gelişebilmektedir. Ciddi mortalite ve morbiditeye neden olan bu tablo erken dönemde tedaviye iyi sonuç vermektedir. Bu nedenle özellikle riskli gruplarda ayırıcı tanıda akılda tutulması ve tedaviye erken başlanılması gerekmektedir.