55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
İLK NÖBET: KLİNİK VE ETYOLOJİK NEDENLERİN GÖZDEN GEÇİRİLMESİ
AYLA ÇULHA OKTAR 1 AYSEL BÜŞRA ŞİŞMAN 1 ZEYNEP ACAR 1 AYTÜL MUTLU 1 ÖZLEM SELÇUK 1 AYŞE ÖZLEM ÇOKAR 1

1- SBÜ İSTANBUL HASEKİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
 
Amaç:

Çeşitli epidemiyolojik çalışmalarda ilk nöbet sonrası ikinci nöbet gelişme ihtimali %40-52 arasında değişen oranlarda bildirilmekte olup epilepsi ve epilepsi nöbetlerinin doğru tanısı, uygun araştırmaların yapılarak nöbet etyolojisinin belirlenmesi doğru tedavinin seçilmesinde önemli adımları oluşturmaktadır. Bu çalışmada kliniğimize ilk kez nöbet geçirme öyküsü ile başvuran hastaların etyolojik nedenlerinin gözden geçirilmesi amaçlandı.

Gereç ve Yöntem:

01/01/2013 -15/06/2019 tarihleri arasında ilk nöbet öyküsü nedeniyle tetkik / tedavi amacıyla nöroloji kliniğinde yatırılarak takip edilen 110 hasta çalışmaya alındı. Bilinen epilepsi tanısı olanlar ve antiepileptik ilaç kullananlar çalışma dışı bırakıldı. Tüm hastaların kranyal görüntüleme incelemesi yapılmış olup 92 olgunun EEG incelemesi değerlendirildi (18 hastaya teknik veya hasta uyumsuzluğu nedeniyle yapılamamıştır).

Bulgular:

Hastaların yaş ortalaması 50 yıl (14-92) olup 64’ü erkek (%58,18), 46’sı (%41,82) kadın idi. Etyolojik incelemeler sonucu olguların %40’ında (44 hasta) akut semptomatik nöbet saptandı (iskemik inme, intraserebral hemoraji, serebral venöz sinüs trombozu, MSS enfeksiyonu, metabolik nedenler, madde kullanımı, anoksik ensefalopati, PRESS). Onaltı olguda uzak (remote) nöbetler gözlendi (poststroke ve posttravmatik). İntrakraniyal yer kaplayıcı lezyonlar 15 olguda, nörofibramatozis ve nörobehçet 1’er olguda ve hidrosefali bir diğer olguda saptandı. Yedi olgu epilepsi sendromu (idiyopatik-genetik) tanısı aldı, 25 olgu da (%22,7) nedeni bilinmeyenler olarak sınıflandırıldı. Olguların %21,8’i status (konvulzif /nonkonvulzif) tablosuyla başvurmuştu, 1 olguda epilepsia partialis continua gözlenmişti. EEG incelemelerine ulaşılabilen 92 olgunun 36’sında (%39) fokal veya jeneralize epileptik aktivitenin olduğu gözlendi.

Sonuç:

Nöbet etyolojisinin belirlenmesinde laboratuvar tetkikleri, EEG ve kraniyal görüntüleme önemli bir yere sahip olmakla birlikte bazı olgularda etyolojik nedenin saptanmadığı dikkati çekmektedir. Yine status epileptikus tablosuyla başvuran olgular da göz önünde bulundurularak ilk kez nöbet geçiren olguların yakından takip edilerek doğru tedavinin uygulanması hasta ve ailesinin yaşam kalitesinde önemli bir yer tutmaktadır.