55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
KORPUS KALLOSUM AGENEZİLİ PERİKALLOSAL LİPOMU OLAN EPİLEPSİ OLGUSU
TUBA EKMEKYAPAR 1

1- MALATYA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, MALATYA
 
Olgu:

Korpus kallozum, korteksten köken alan uyaranları karşı hemisfere bağlayarak; beynin motor, duyusal ve kognitif performansını sağlayan kompleks bir yapıdır. Gelişimi 8 ile 20. haftalar arasında gerçekleşen bu yapının; radyasyon, enfeksiyon, kimyasal ajanlar, maternal hormonlar, nutrisyonel bozukluklar, hipoksi ve kromozomal defektler gibi herhangi bir etkenle karşılaşması sonucu komplet veya parsiyel defektleri oluşabilir. İntrakraniyal lipomlar çoğunlukla asemptomatik olan nadir primer beyin tümörlerindendir. Bu tümörler korpus kallosum disgenezisi gibi bazı konjenital anormalliklerle birlikte görülmektedir. İntrakraniyal lipomlarda cerrahi tedaviye bağlı riskler beklenen faydadan daha fazladır. Bu özellikle lipomların çevre dokulara yapışık olmaları ve nörovasküler yapıları çevrelemelerinden kaynaklanmaktadır. Baş ağrısı, baş dönmesi, nöbet ya da psikomotor retardasyon gibi semptomlara yönelik çekilen BT ve MR görüntülemelerinde insidental tespit edilirler. Yaygın kullanılan bu görüntüleme yöntemleri tanıda yüksek riskli girişimsel işlemlerin yerini almıştır. 21 yaş erkek hasta polikliniğimize son bir yıldır baş ağrılarını takip eden tüm vücutta uyuşma şikayetiyle başvurdu. Bazen de uyuşmalar olmaksızın haftada bir sıklıkta, 4-5 saat süreli, bulantının eşlik ettiği, ışık ve ses ile yoğunlaşan zonklayıcı vasıfta baş ağrıları oluyordu. Nörolojik muayenesi doğal, göz dibi olağandı. Rutin hemogram ve biyokimyasal parametrelerinde anlamlı bir özellik yoktu. Çocukluktan itibaren hafif dizartrik konuştuğu ve okul başarısının iyi, yükseköğretime devam ettiğini belirtmekteydi. Dış merkezde çekilen Beyin BT’sinde ventriküler sisterna içerisinde lipom ile uyumlu görünüm saptanmıştı. Bunun üzerine çekilen kontrastlı beyin MRG’sinde; korpus kallosum kuyruk ve gemi kesimlerinin olmadığı korpus kallosum agenezisi ve korpus kallosuma uyan bölgede kontrastlanmayan düzgün sınırlı perikallosal lipom saptandı. Basit parsiyel nöbet ve auralı migren ayırıcı tanılarına yönelik kısa EEG incelemesinde anlamlı patoloji saptanmadı. Uyku EEG’de ise bilateral frontoparietal bölgelerde belirgin zaman zaman jeneralize keskin ve yavaş dalgaların eşlik ettiği epileptiform anormallik saptandı. Hastaya valproik asit 500 mg/gün şeklinde tedavi başlandı. 1 ay sonraki kontrolde uyuşma ve baş ağrılarında tama yakın düzelme olduğu görüldü. Beyin cerrahi ile yakın takibe devam edilen hastada intrakraniyal lipom açısından cerrahiden kaçınılarak yakın optik sinir basısı için göz muayenesi kontrolleri ile takibine devam edildi. Bu olgu özellikle intrakraniyal lipomların korpus kallosum agenezisi gibi anomaliler ile sık birliktelik göstermesi ve farklı semptomlarla presente olan nöbetlerin eşlik edebileceğini göstermiştir. Ayrıca radyolojik görüntülemelerde atipik bulgular olan hastalarda tipik migren ağrıları olmasına rağmen nöbet ayrımı için EEG incelemesinin önemi vurgulanmak istenmiştir.