55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
ATİPİK KLİNİK PREZENTASYON İLE BAŞVURAN LENFOMA OLGUSU
ALİŞAN BAYRAKOĞLU 1 NİHAT MUSTAFAYEV 1 İSMET ÜSTÜN 1 AZER GULUZADE 1 ZEHRA CEMRE KARAKAYALI 1 SULTAN MEŞE 1 AZİZE ESRA BAŞAR GÜRSOY 1

1- BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ
 
Olgu:

Özet Lenfoma üçte bir oranında nörolojik tutulum ile giden bir hematolojik malignitedir. Leptomeningeal hastalık en sık yaptığı tutulum şekli olmakla birlikte polinöropati daha nadir görülen bir nörolojik tutulum şeklidir. Çoğu zaman ayırıcı tanıda birçok kliniği taklit edebilir. En sık başvuru şikayeti halsizlik, kilo kaybı ve gece terlemesi gibi B semptomlarıdır. Burada 5 gündür olan bacaklarda güçsüzlük ile başvurup renal tru-cut biyopsi ile T lenfoblastik lenfoma tanısı alan olgu sunmayı amaçlamaktayız. Olgu Yirmi iki yaşında erkek hasta kliniğimize 5 gündür olan bacaklarda güçsüzlük şikayeti ile başvurmuş. Özgeçmişinde 5 ay önce geçmeyen dirençli kuru öksürük ile göğüs hastalıklarına başvurma sonucu ileri tetkik incelemesinde BT toraksta ön ve orta mediastende 11x12 cm boyutlarında vasküler yapıları kuşatan ve minimal bası oluşturan, invazyon yapmayan lobule sınırlı lezyon izlenmiş. Ardından yapılan ince iğne aspirasyon biyopsisinde patoloji sonucu benign morfolojide saptanmış. Şikayetinin 2.ayında yapılan PET-CT incelemesinde lezyonun olmadığı farkedilmiş. PET incelemesini takiben 2.gününde ilk önce sol periferik fasial paralizi ardından 5.gününde sağ periferik fasial paralizi gelişmiş. 48 mg oral prednol tedavisi başlanmış, 2 hafta içinde azaltılarak kesilmiş. Hastanın soygeçmişinde özellik yoktu. Düzenli ilaç kullanımı ve sigara/alkol alışkanlığı yoktu. Başvuru sırasında rutin labaratuvar incelemelerinde LDH ve CK düzeyinde hafif yükseklik dışında özellik yoktu. Geliş nörolojik muayenesinde alt ekstremitede proksimal baskın bir güçsüzlük ve alt ekstremitelerde derin tendon refleksi alınmıyordu. Taban cildi refleksi bilateral lakayt saptandı. Hastanın EMG incelemesinde subakut dönem motor aksonal polinöropati sendromu olarak yorumlandı. MR beyinde bilateral 5.,6.,7.8. ve sol 3.kranial sinir , sol 9.kranial sinirde kontrastlanma izlendi, parankimal tutulum yoktu. Spinal incelemesinde D10-11 düzeyinde sağ nöronalforamen düzeyinde oblitere lezyon izlendi. Lomber ponksiyon incelemesinde biyokimyasında protein 234.50 mg/dl, glukoz<5 mg/dl eşzamanlı serumda 93 mg/dl, 1600 lenfosit/mm3 izlendi, BOSda yapılan OKB, tüberküloz PCR, viral panel, ACE, kültür negatif sonuçlandı. Serumda ACE, lupus paneli, Borrelia, Brucella Wright, Quantiferon negatif sonuçlandı, 24 saatlik idrarda kalsiyum sınırda yüksek saptandı. Hastada ayırıcı tanıda tüberküloz düşünülerek 4lü Antitübrküloz tedavi başlandı. Hastanın yatışının 2.gününde batın ve toraks BT incelemesinde her iki böbrekte büyüğü sağ böbrek alt polde 2,5 cm çapına varan multiple hipodens heterojen solid lezyonlar izlendi. PET-CT incelemesinde: ‘‘Supradiyafragmatik ve infradiafragmatik seviyelerde hipermetabolik lenf nodları, sol sürrenal glandda, her iki böbrekte, ayrıca D10-11 vertebra seviyesinde multiple hipermetabolik lezyonlar izlendi.” Lezyon lojundan girişimsel radyoloji tarafından tru-cut biyopsi işlemi yapıldı. Yapılan biyopsi patoloji sonucunda T lenfoblastik lenfoma/lösemi olarak sonuçlandı. Tartışma Hastaya yapılan EMG incelemesi neticesinde akut enflamatuar polinöropatiyi dışladık. Atipik EMG bulgularının olması, bilateral fasial paralizi ve periferik polinöropati eşlik etmesi nedeniyle ayırıcı tanıda tüberküloz, bruselloz, lyme hastalığı vb. enfeksiyöz hastalıklar, lenfoproliferatif hastalıklar ve granülomatöz(sarkoidoz vb) hastalıkları düşündük. Serumda çalışılan tetkiklerde bruselloz, lyme vb. enfeksiyöz parametreleri dışladık. Hastaya yapılan BOS incelemesi TBC DNA PCR ve BOS ARB kültürlerinin negatif olarak sonuçlanması bizi tüberküloz tanısından uzaklaştırdı. Serum ve BOS ACE düzeyinin normal olması ile de sarkoidoz tanısından uzaklaşma birlikte lenfoproliferatif hastalıklar açısından biyopsi yapılması kararı aldık. Yapılan böbrek biyopsisi sonucunda hastaya T lenfoblastik lenfoma/lösemi tanısı konuldu. Yaptığımız olgu sunumunda lenfoproliferatif hastalıkların her zaman nörolojik hastalıkların ayırıcı tanısında yer aldığını tartışmayı planlıyoruz.