55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
KOMORBİD İNSOMNİ TANISI OLAN KRONİK MİGREN HASTALARINDA BİLİŞSEL DAVRANIŞÇI TERAPİ VE GON BLOKAJININ UYKU VE BAŞ AĞRISI ÜZERİNE ETKİSİ ÖNCÜL SONUÇLARI
KÜBRA MEHEL METİN 1 FATMA AYŞEN EREN 2 GÜLÇİN BABAOĞLU 3 MUSTAFA KARAOĞLAN 1 GÜRAY KOÇ 4 SUNA AKIN TAKMAZ 5 LEVENT ERTUĞRUL İNAN 1 TAHİR KURTULUŞ YOLDAŞ 1

1- ANKARA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
2- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ, ALGOLOJİ BİLİM DALI
3- GÜLHANE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, ALGOLOJİ KLİNİĞİ
4- GÜLHANE EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
5- ANKARA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, ALGOLOJİ KLİNİĞİ
 
Amaç:

Komorbid uyku bozuklukları baş ağrısının kronikleşmesine katkıda bulunmaktadır ve insomni ile aralarında komplex bir ilişki vardır. Çalışmamızda komorbid insomni olan kronik migren hastalarında baş ağrısına yönelik uygulanan bilişsel davranışçı terapi (BDT ) ve GON blokajının uyku ve baş ağrısı üzerine etkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi nöroloji polikliniğine uykusuzluk ve baş ağrısı şikayeti ile başvuran kronik migren ve insomni tanısı alan 46 hastadan takip isteyen 33 hasta değerlendirilmiştir. 8 ‘ine medikal tedavi, 7’sine BDT , 12’sine GON blokajı ,6’sına GON+ BDT önerildi. Tedaviye başlayan 1 BDT, 1 GON blokajı hastası tedaviye devam edemedi. Toplamda 11 hasta tedavi öncesi, tedavi süresince ve sonrası Pittsburgh uyku kalitesi değerlendirme ölçeği, Ephtworth uykululuk ölçeği, insomnia şiddeti değerlendirme ölçeği, Beck depresyon , Beck anksiyete ölçeği, uyku öncesi uyarılmışlık ölçeği, uyku hakkındaki işlevsel olmayan inanış ve tutum skalası, uyku ile ilgili şikayetlerin günlük yaşama etkileri değerlendirme anketi, Montreal bilişsel değerlendirme(MoCA), baş ağrısı ve uyku günlüğü ile takip edildi. Hastaların yapılmış olan polisomnografi testleri dosyalarında incelendi.

Bulgular:

25 hastaya önerilen BDT, GON, GON+BDT tedavilerini 12’si (%48) tedaviye başlamadan, 2 ‘si (%8) tedaviye başladıktan sonra olmak üzere BDT önerilen 7 hastanın 5’i (%71,4) tedavi başlamadan, 1’i (%14,2) tedavi başladıktan sonra ayrıldı. Hastaların hepsi kadın ve ortalama yaş 44,7’di. Baş ağrısı yıl ortalaması 18,6 ‘dı . Stres, uyku ve uykusuzluk en fazla belirtilen tetikleyici faktördü. Polisomnografide ortalama total uyku süresi: 329,3 dk uyku latansı : 35,1 dk ‘ dı. Baş ağrısı olan gün sayısı ve insomni yaşanan gün sayısında azalma , uygulanan tüm ölçeklerin skorlarında gerileme ,bazılarının MoCA değerlerinde artış olduğu gözlendi.

Sonuç:

BDT hastalarının tedavi öncesi ayrılma oranı (%71,4) literatürde belirtilen orandan (%15,9) yüksek olması ve tedaviye başladıktan sonra ayrılma oranı (%14,2) olup belirtilen orandan (%26,2) düşük olması sosyokültürel ve ekonomik farklılıklarımızla ilişkili olabilir. Bir kaç hastanın değerlendirme skorları değişken olup hastaların yaşamlarında stres gibi farklı değişkenlerin fazla olmasıyla ilişkili olabileceğini düşündürtmektedir. Komorbid insomnisi olan kronik migren hastalarında baş ağrısına yönelik uygulanan BDT ve GON blokajı tek başlarına veya birlikte uygulandığında baş ağrısının azalması ve uykuyu iyileştirmede etkili olduğunu gözlemledik. Literatürde insomni için uygulanan BDT kronik migrenin epizodik migrene dönüşümünü sağladığını , bir çalışmada da baş ağrısı ve insomni için uygulanan hybrid BDT ile baş ağrısı ve insomni semptomu olan gün sayısında azalma olduğu gösterilmiştir. GON blokajı uygulamasının uyku ve baş ağrısı üzerine etkisini değerlendiren yayın mevcut değildir. Çalışmamızın literatüre katkısı olacağını düşünmekteyiz ve daha geniş vaka serilerine ihtiyaç olup çalışmamız devam etmektedir.