55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
ASEMPTOMATİK KAROTİS STENOZLU HASTALARDA SESSİZ BEYİN İNFARKTLARI VE STENOZ DERECESİYLE İLİŞKİSİ
MÜJDAT DENİZ BENLİ 1 BÜLENT GÜVEN 1

1- SBÜ ANKARA DIŞKAPI YILDIRIM BEYAZIT EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
 
Amaç:

Karotis aterosklerozunun sessiz beyin infarktları (SBİ) ve beyaz madde lezyonları (BML) ile ilişkisi kesin olarak bilinmemektedir. Bu çalışmada asemptomatik tek taraflı ≥%50 karotis stenozu olan hastalarda; stenozu olan ve olmayan internal karotis arter (İKA)’lerce beslenen hemisferik alanların SBİ, derin beyaz madde lezyonları (DBML) ve periventriküler beyaz madde lezyonları (PBML) açısından karşılaştırılması, stenoz derecesi ve vasküler risk faktörleri ile ilişkisinin araştırılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:

Geçirilmiş inme ve/veya geçici iskemik atak öyküsü bulunmayan, renkli karotis Doppler ultrasonografide (USG) tek taraflı İKA’da ≥%50 stenozu olan hastalar çalışmaya alındı. Hastaların demografik bilgileri, vasküler risk faktörleri ve İKA stenoz dereceleri kaydedildi. Beyin manyetik rezonans görüntülemelerinde her iki hemisferin İKA sulama alanındaki SBİ’nin sayısı, yerleşimleri ve büyüklükleri belirlendi. Beyaz madde T2 hiperintens lezyonları değerlendirilerek, DBML ve PBML Fazekas ölçeğine göre derecelendirildi.

Bulgular:

Çalışmaya alınan 69 hastanın 53’ünde %50-69 (%76.8), 16’sında ≥%70 (%23.2) tek taraflı asemptomatik İKA stenozu bulunuyordu. ≥%50 İKA stenozuna ipsilateral ve kontralateral hemisferler arasında SBİ sayısı, yerleşimi ve büyüklüğü; DBML ve PBML’nin bulunup bulunmaması açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmadı. Sadece Fazekas evre 1 DBML sıklığı kontralateral hemisferde daha fazla olarak bulundu (p=0.035). ≥%50 İKA stenozuna ipsilateral hemisferde SBİ, DBML ve PBML varlığı ile vasküler risk faktörleri arasında ilişki saptanmadı. İKA stenozu %50-69 ve ≥%70 olarak sınıflandırılarak kontralateral hemisferle karşılaştırmalar yapıldığında; ≥%70 stenozu olan İKA ile beslenen hemisferde SBİ’si olan hasta sayısı, kontralateral hemisferde SBİ’si olan hasta sayısından daha fazla idi (p=0.029). SBİ sayısı da ≥%70 stenozu olan İKA tarafından beslenen hemisferde, kontralateral hemisfere göre daha fazla olarak bulundu (p=0.027). DBML ve PBML’nin varlığı açısından hemisferler arasında fark bulunmazken, Fazekas evre 1 DBML sıklığı ≥%70 İKA stenozunun kontralateral hemisferinde ipsilateral hemisferine göre daha fazla idi (p=0.025).

Sonuç:

: Çalışmamızın sonuçları %70 ve üzerindeki asemptomatik karotis stenozlarının SBİ ile ilişkisine işaret etmiş; inme için bir risk faktörü kabul edilen SBİ’nin, ileri derecelerdeki karotis stenozları için de bir gösterge olabileceğini düşündürmüştür. Çalışmamızda karotis stenozu ile BML arasında ilişki bulunmamış ve bu lezyonların karotis aterosklerozu yerine serebral küçük damar hastalığını yansıttıkları görüşü desteklenmiştir.