55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
TİROİD HORMONLARI: UNUTULMAMASI GEREKEN EKONOMİK BİR RİSK FAKTÖRÜ
GÜLGÜN UNCU 1 ZEYNEP ÖZÖZEN AYAS 1 DEMET İLHAN ALGIN 2 ARZU ALDEMİR 3 DEMET ÖZBABALIK ADAPINAR 3

1- ESKİŞEHİR ŞEHİR HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
2- ESKİŞEHİR OSMANGAZİ ÜNİVERSİTESİ NÖROLOJİ ANABİLİMDALI
3- ESKİŞEHİR ACIBADEM HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
 
Amaç:

Tiroid fonksiyon bozukluğu, demans tanıları içinde geriye dönüşebilir bir risk faktörü olarak gösterilmiş olup ilk muayenelerdeki laboratuar testinin bir parçasıdır. Son yıllarda pek çok epidemiyolojik çalışmada hem hipo hem de hipertiroidizm ile demans, daha çok da Alzheimer hastalığı arasında bir ilişki olduğunu gösterilmiştir. Biz bu çalışma ile unutkanlık nedeniyle Alzheimer tanısı konmuş ve ilaç başlanmış olgularda yapılan incelemelerde saptanan ve tiroid tedavisi ile ilk döneme göre iyileşme görülen demans hastalarını laboratuar ve kognitif olarak karşılaştırdık.

Gereç ve Yöntem:

Çalışmaya diğer merkezlerde Alzheimer tanısı alarak tedavi başlanan ve tedaviden yarar görmediği için yeniden değerlendirilen 55 demans hastası alındı. Hastaların yaş ortalaması; 56,4 - 4,8, olup 30 kadın ve 25 erkekten oluşuyordu. Hastalara tiroid stimüle edici hormon (TSH), serbest triiyodotironin (T3), tiroksin (T4) ve tiroid antikorları çalışıldı (anti-TPO ve anti TG). Bilişsel işlev, Mini-Zihinsel Durum Muayenesi (MMSE) , ADAS cog, Frontal assesment batary (FAB), günlük yaşam aktivite testleri, lisan ve beceri değerlendirme testleri başta olmak üzere kapsamlı nöropsikolojik testler yardımı ile değerlendirildi. Hastalar tiroid hormon düzeylerine ve var olan antikor düzeylerine göre sınıflandı.

Bulgular:

Hastaların % 73.1 ine yüksek tiroid fonksiyonu ve yüksek antikor, % 20. 2 sine hipotiroidi ve normal antikor, % 6.7 normal tiroid fonksiyonları olmasına karşın yüksek tiroid antikorları saptandı. Hastaların demans ilaçları kesilmeden tiroid replasman yada supresyon tedavisi için nöroendokrin tedavisine gönderildi. TSH supresif veya replasman dozlarını alan hastalarda, kognitif taramalarda özellikle lisan beceri ve kelime akıcılığında düzelme saptandı. Tiroid hormon düzeyleri ile kognitif düzelme arasında anlamlı bir ilişki vardı bu, yüksek dozlarda negatif, düşük dozlarda pozitif korelasyon gösterdi.

Sonuç:

Bu çalışma demans ve özellikle Alzheimer hastalığı tanısı için çoğunlukla gözden kaçırılan bir parametre olan tiroid hormonlarının polikliniklerde öncelikli değerlendirilmesi ile ilgili bir çalışma niteliğinde olup, hasta ve yakınının yaşam kalitesini etkileyen hem de ekonomik bir kayba yol açan demans tedavisinin yeniden gözden geçirilmesine de aracı olacaktır.