55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
OLGU: LİTYUM KULLANAN HASTADA BİBALLİSMUS VE DİSKİNEZİLER
YAPRAK ÖZÜM ÜNSAL 1 ÖZGE YILMAZ KÜSBECİ 1 YAĞMUR SİMGE SEVER AKTUNA 1 NESLİHAN EŞKUT 1

1- SBÜ İZMİR BOZYAKA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
 
Olgu:

Giriş: Lityum, özellikle bipolar bozukluk tanısında kullanılan, terapötik aralığı dar bir ajan olup akut ve kronik toksisiteye bağlı farklı klinik bulgularla karşımıza çıkabilir. Lityum ve ketiapin kullanan bir bireyde akut böbrek yetmezliği tablosuyla birlikte ortaya çıkan biballismus ve deliryum tablosu izlenen olgumuz nadir görülmesi nedeniyle sunulmuştur. Olgu: Bilinen bipolar bozukluk tanısı olan 71 yaşındaki kadın hastanın, 15 gündür devam eden kol, bacak, omuzlar, boyun ve ağız çevresinde olan istemsiz hareketleri koreiform nitelikte olup acil serviste yapılan değerlendirmesinde lityum kan düzeyinin:1.8 mmol/l(N: 0,8-1,2) görülmesi ve akut böbrek yetmezliği saptanması üzerine acil hemodiyalize(HD) alındı. Nefrotoksik tüm ilaçları kesilen hastaya lityum ve ketiapin tedavileri de verilmedi. HD sonrasında renal fonkisyonlarında düzelme ve lityum kan düzeyi:0,03 mmol/l saptandı. İlk iki HD sonrasında koreiform hareketlerinde azalma olan hastada takip edilen günlerde ağız çevresi ve boyunda diskineziler, extremitelerde biballismus gelişti. Ön planda lityumun kandan çekilmesine bağlı olabileceği düşünüldü. Biperiden parenteral 2*1 ve haloperidol p.o 3*5 uygulaması yapıldı. Ketiapin yeniden başlandı ve psikiyatri uzmanı önerisiyle 200mg/güne çıkıldı. Bu tedaviler altında hastanın diskinezilerinin ve ballismus tablosunun gerilemeye başladığı, 4. günden itibaren de tamamen düzeldiği görüldü. Haloperidol ve biperiden tedavisi azaltılarak kesildi. Psikiyatrik açıdan tedavisine yalnızca ketiapin ile devam edilmesi kararlaştırıldı. Sonuç: Lityum tedavisi kullanmakta olan hastalar kan düzeyinde ciddi düzeyde toksikasyon saptanmamasına rağmen bilinç düzeyinde değişiklikler ve/veya ekstrapiramidal bulgularla karşımıza çıkabilirler. Bu nedenle bu hastalar yakın klinik gözlem altında tutulmalı, bu şekilde ektrapiramidal bulgularla başvuran hastada mevcut tedaviler gözden geçirilmeli, ilaç kan düzeyi istenerek acil hemodiyaliz seçeneği düşünülmelidir.