55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
ESANSİYEL TREMOR HASTALARINDA HİPOSMİ VE BAZAL GANGLİA İLİŞKİSİNİN DİFFÜZYON TENSOR GÖRÜNTÜLEME İLE DEĞERLENDİRİLMESİ: BİR PİLOT ÇALIŞMA
YILDIZHAN SENGUL 1 HAFİZE OTÇU 2 İSMET ÜSTÜN 2 ALPAY ALKAN 2

1- GOP TAKSİM EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
2- BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ
 
Amaç:

Koku, insan için hayati fonksiyona sahip olması yanı sıra duygusal, davranışsal ve kişiler arası ilişkilerde önemli role sahip bir duyumuzdur. Diğer duyularımızdan farklı olmak üzere talamusa uğramadan kortekse ulaşan tek duyudur. Birçok nörodejeneratif hastalıkta prodromal dönemlerden itibaren koku almada bozulma olduğu gösterilmiştir. Parkinson hastalığı bunun en belirgin örneklerinden biridir. Esansiyel tremor (ET) hastalığında ise bu konu henüz tartışmalıdır. Hafif fakat anlamlı bir koku almada bozulmayı gösteren çalışmalar mevcuttur. Bununla birlikte bu bozulma hiçbir zaman PD hastalarındaki kadar belirgin değildir. Çalışmamızda ET hastalarında hiposmisi olan hastalar ile olmayan hastaların basal ganglia yapılarında mikroyapısal bozulma diffuzyon tensor görüntüleme yöntemi kullanılarak karşılaştırıldı.

Gereç ve Yöntem:

Çalışmamıza 45 hasta dahil edildi. Tüm hastalara Fahn Tolosa Marin tremor değerlendirme ölçeği, Beck depresyon ölçeği ve non motor semptom sorgulama ölçeği uygulandı. Koku almada azalma veya kayıp sorgulandı. Diffüzyon tensor görüntüleme yöntemi kullanılarak kaudat nukleus, putamen, globus pallidus ve substansiya nigradan ölçümler yapıldı. Her bir beyin bölgesi için fraksiyonel anizotropi (FA), görünür difüzyon katsayısı (ADC), ve ortalama difüzite (MD) hesaplandı.

Bulgular:

Çalışma grubumuzun yaş ortalaması 47.98 ± 21.43 idi. Hiposmisi olan hasta sayısı 6 (%13.3) idi. Hiposmisi olan ve olmayan hastaların bazal ganglia yapıları karşılaştırıldığında sağ putamen FA (p= 0.002) ve sağ kaudat nukleusta FA (p=0.04) mikroyapısal düzeyde bozulmalar saptandı. Koku alma üzerine etkili olan yaş, cinsiyet ve depresyonun etkisini koku ve beyin bölgesi arasındaki ilişkiden dışlamak amacıyla yapılan doğrusal regresyon analizinde bu ilişki hala anlamlılığını koruyordu (sağ putamen p=0.034, sağ kaudat nukleus p=0.016).

Sonuç:

Günümüzde ET’un geniş bir semptom yelpazesine sahip (motor ve non motor semptomlar) heterojen bir hastalık ailesi olduğu bilinmektedir. Birçok çalışma ET hastalarında bazal ganglia yapılarının hastalık nöropatolojisine dahil olabileceğini göstermektedir. Hastalıkta görülebilecek koku duyusunda bozulma eşlik edebilecek Parkinson hastalığından ziyade hastalığın kendi nöropatolojisinden kaynaklanıyor olabilir. Bu konuda koku duyusunun daha ayrıntılı testlerle değerlendirildiği sağlıklı kontrol ve Parkinson hastalarının dahil edildiği karşılaştırmalı çalışmalara ihtiyaç vardır.