55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
YOGA SIRASINDA MEYDANA GELEN VERTEBRAL ARTER DİSEKAN ANEVRİZMASI
ERDEM YAKA 1 SÜLEYMAN MEN 2

1- DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
2- DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ RADYOLOJİ ANABİLİM DALI
 
Olgu:

Amaç: Vertebral arterin, subklaviyen arterden köken aldığı bölgedeki bir disekan anevrizma olgusunun tedavisini tartışmayı amaçladık. Olgu: 36 yaşında kadın hastada, yoga yaparken başın hiperfleksiyonu sonrasında nefes darlığı, sağda omuz ve sırt bölgesinden başlayıp sağ kola uzanan ağrı yakınması olmuş. Nörolojik muayenesi normal olan hastanın nöro BT anjiografisinde, sağ vertebral arter çıkımında en geniş yeri 14 mm. ölçülen disekan anevrizma, sol vertebral arter V3 segmentinde 2 adet blister anevrizma saptanmıştır. Diseksiyon nedenine yönelik yapılan tüm incelemeleri normal olarak değerlendirilen hasta, 3 ay antikoagulan tedavi kullandıktan sonra kontrol nöro BT anjiografi tetkiki ile değerlendirilmiştir. Anevrizmanın büyümüş (18 mm.) olduğu saptanmıştır. İskemik inme riskinin medikal tedavi ile ortadan kaldırılamayacağı düşünüldüğü için büyümüş olan anevrizmanın dolaşım dışı bırakılmasına karar verilmiştir. Sol vertebro-baziller sistem akımının normal olduğu anjiografik olarak teyit edilen hastanın, sağ radiyel ve sağ femoral arterlerden yaklaşılarak yapılan endovasküler girişim ile sağ subklaviyen artere uzanan diseksiyon hattı stentlenmiş, sağ vertebral arter çıkımındaki disekan anevrizma ve vertebral arter çıkımı coil embolizasyon ile tıkanmıştır. Endovasküler girişim sonrasında nörolojik yakınması olmayan hasta antiagregan tedaviyle taburcu edilmiştir. Yorum: Servikal arter diseksiyonları, tüm inme nedenleri düşünüldüğünde nadir, 45 yaş altı inme hastalarında sık bir inme nedenidir. Karotis ve vertebral arter diseksiyonları çeşitli serilerde farklılık arzetmekle beraber, vertebral arter diseksiyonlarının daha az görüldüğü söylenebilir. Vertebral arter diseksiyonları en sık V3 segmentinde, gerilme ve stres ile ilişkili meydana geldiği bilinmekle birlikte olgumuzda da olduğu gibi V1 segmentinin diseksiyonlardan muaf olmadığı unutulmamalıdır. Klinik şüphe varlığında, bu bölgeyi iyi gösteremeyen servikal doppler USG ile yetinilmemeli, anjiografik bir inceleme ile olgu değerlendirilmelidir.