55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
YOĞUN BAKIMDA MENİNGOENSEFALİT TANISI İLE İZLENEN OLGULARDA PROGNOZA ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN BELİRLENMESİ [DÜZENLE]
ÖZGÜN KÖKSAL 1 AYŞE GÜLER 1 HADİYE ŞİRİN 1

1- EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ
 
Amaç:

Bu çalışmanın amacı; Nöroloji yoğun bakımımızda meningoensefalit tanısı ile izlenen hastalarda prognoza etki eden faktörlerin araştırılmasıdır

Gereç ve Yöntem:

Çalışmamıza 2009-2018 yılları arasında Ege Üniversitesi Hastanesi Nöroloji Yoğun Bakımı’nda ensefalit tanısı ile yatırılarak tetkik edilen hastalar dahil edilmiştir. Bu hastaların bilgileri Elektronik Dosya Sistemi üzerinden retrospektif olarak elde edilmiştir. Prognoz değerlendirilmesi Modifiye Rankin Skalası üzerinden yapılmıştır. Bu veriler SPSS-25 ile analiz edilmiştir.

Bulgular:

Çalışmaya 125 hasta alındı. Yaş ortalaması 49.5±17.6 yıl olarak saptandı. Hastaların %49.6’sı kadın, %50.4’ü erkekti. Kronik hastalık oranı %62.4 olarak saptandı. Hastaların en sık semptomu %86.4 oranında baş ağrısı ve %48.8 oranında bilinç değişikliği olarak saptanmıştır. Hastaların %48’inde ÜSYE öyküsü vardı. Muayenede meninks irritasyon kanıtları %43.2 oranında izlendi. Hastaneye başvuru süresi ortalama 7.4±8.5 gün olarak hesaplandı. Hastaların %39.2’sinde bilateral MR bulguları saptandı, en sık yerleşim yeri olarak temporal lob tespit edildi. HSV en sık saptanan etken olup, %58.4 hastada etken tespit edilemedi. En sık EEG bulgusu paroksismal yavaşlama idi. Bakteriyel meningoensefalitlerde laktik asit düzeyi yüksek bulundu. Hastaların %12’si exitus oldu

Sonuç:

Yaş ve cinsiyet ile prognoz arasında anlamlı ilişki olmayıp, kronik hastalıklar ile prognoz arasında anlamlı ilişki saptanmıştır(p=0.034). Hastaneye başvuru süresinin artması, giriş skorunu kötüleştirmiştir(p=0.003). MR bulgusu olan hastalarda prognoz daha kötü seyirli olup(p=0.021), bunların içinde en kötü seyirlisi, yaygın kraniyal lezyonları olan hastalardır. Kontrol MR’da progresyon saptanan hastaların prognozu daha kötü seyirlidir(P=0.042) Beyin omurilik sıvısındaki laktik asit düzeyi artışının prognozu kötü etkilediği tespit edilmiştir(p=0.005). Etken saptanamayan hastaların 4’ü izlemde otoimmün ensefalit tanısı almıştır