55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
NADİR BİR İNME NEDENİ OLARAK ATRİAL MİKSOMA
ÖMER FARUK ILDIZ 1 GÖKHAN ÖZDEMİR 1 AYDIN TALİP YILDOĞAN 1 GÖZDE ÖNGÜN 1 FURKAN TOPBAŞ 1 ÖMER FARUK ÇİÇEK 2

1- SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİMDALI
2- SELÇUK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KDC ANABİLİMDALI
 
Olgu:

GİRİŞ 15-45 yaş arası geçirilen inmeler, genç inme olarak gruplandırılır. Tüm yaş gruplarındaki inmelerin % 25’ i genç inmedir. Genç inmeler, 65 yaşından sonra geçirilen inmelerden etyoloji ve insidans bakımından farklıdır. İskemik inme, etiyolojik açıdan tıpta bilinen en heterojen hastalıklardan birisidir. Yüzün üzerinde farklı neden gösterilmiştir. Kardiyak, arteryel, hemodinamik ve sistemik bozukluk beyin kan akımının kesintiye uğramasına ve buna bağlı iskemik beyin hasarı gelişmesine neden olur. Kardiyoembolik inmeler, tüm iskemik inme nedenlerinin %15-20’ sini oluşturur. Genç hastalarda ise bu oran %35’lere kadar çıkmaktadır. Son yıllarda trans özofageal ekokardiyografi (TEE)’ nin kullanılmaya başlanmasıyla birlikte potansiyel kardiyak emboli kaynaklarına rastlanma sıklığı da artmıştır. Literatürde genç iskemik inmeli hastalarda transtorasik ekokardiyografi ile en sık saptanan anormallikler mitral valv prolapsusu, patent foramen ovale, mitral stenoz, interauriküler septal anevrizmadır. Sol atrial miksoma ise gençlerde iskemik inmeye yol acabilen nadir olarak görülen kardiyak sebeplerdendir. Biz bu olgu ile gençlerde kardiak kökenli inmeye neden olabilecek ve nadir olarak rastlanan mixoma tespit edilen vakayı sunmak istedik. OLGU 34 yaşında bayan hasta, bilinç kaybı, sağ taraflı güçsüzlük, konuşamama şikayeti ile acil servise başvurdu. Hastanın nörolojik muayenesinde bilinç konfüze, oryantasyon ve kooperasyon kısıtlıydı. Mix tip afazisi mevcuttu. Sol üst ve alt ekstremite spontan hareketi mevcut olup, sağ üst ve alt ekstremitede kas gücü 0/5 olarak tespit edildi. Sağ Babinski müsbettti. Manyetik Rezonans(MR) diffüzyon ağırlıklı görüntülemesinde sol orta serebral arter sulama alanına uyan bölgede akut diffüzyon kısıtlanması izlendi. İntraserebral ve servikal vasküler yapılara yönelik yapılan kontrastlı bilgisayarlı tomografi (BT) anjiografide sol orta serebral arter M1 segmentinde oklüzyon izlendi. Hasta bulguların gelişmesinden yaklaşık sekiz saat sonra serebral anjiografi işlemine alındı. Bir kez mekanik trombektomi yapılıktan sonra rekanalizasyon sağlandı. Etiyolojik araştırma amacıyla bakılan ekokardiyografide (EKO) mitral arka kapağa tutunmuş hareketli, diyastolde ventrikül içinde hareket eden 5,5x3,0cm boyutlarında kitle görünümü izlendi. Tanısal amaçlı çekilen kardiak BT’de mevcut kitlenin miksoma ile uyumlu olduğu tespit edildi. Hastaya kalp damar cerrahisi tarafından miksoma ön tanısı ile intrakardiyak tümör eksizyonu yapıldı. Patoloji raporu miksoma ile uyumlu olarak raporlandı. SONUÇ: Genç inme geçiren hastalarda nadir bir sebep olarak mixomaya rastlanabilir. Primer kardiyak tümörlerin yaklaşık olarak %80’i iyi huyludur ve en sık miksoma görülür. Mixoma tüm yaş gruplarında görülebilmekle birlikte en sık 30 ila 60 yaş aralığında saptanırlar. Sporadik miksomalar kadınlarda erkeklere göre 2-4 kat daha sık görülürler. Hastaların %10-%15’i asemptomatik olup, %60-%90’ında ise kardiyak semptomlar mevcuttur. Kardiyak miksomaya bağlı sistemik veya serebral embolizm %10- %30 sıklıkta görülmektedir. Miksomada nörolojik olaylar ilk veya tek semptom olabilir. Tümörün kendisinden veya yüzeyinde oluşan trombüsten kaynaklanan emboliler farklı nörolojik sekellere sebep olabilirler. Geçiçi iskemik atak, konvüzyon, senkop veya serebral, serebellar, spinal ve retinal infarkt gibi çok çeşitli nörolojik tablolara yol açabilir. Miksomaların emboli riski nedeniyle, tanı konduktan sonra en kısa zamanda orijin aldığı sağlam doku ile birlikte total rezeksiyonu gerekmektedir. Özellikle inme geçiren genç kadın hastalarda kardiyak sebepler dikkatle araştırılması, EKO ile patoloji tespit edilmeyen hastalar, gerekirse TEE ile tekrar değerlendirilmelidir. Kardiak tümörler nadir bir sebep olarak akılda tutulmalıdır.