55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
KORPUS KALLOZUM SİTOTOKSİK LEZYONLARI (CLOCCS): NADİR VE YENİ ADLANDIRILAN BİR ANTİTE – BEŞ OLGU SUNUMU
ÇAĞRI ULUKAN 1 ESME EKİZOĞLU 1 NİLÜFER YEŞİLOT 1 OĞUZHAN ÇOBAN 1

1- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ABD
 
Olgu:

Amaç: Korpus kallozumun çeşitli sebeplere bağlı sitotoksik ödemi yakın zamanda “CLOCCs” olarak kısaltılmaya başlanmıştır. CLOCCs sitokin seviyesinin yükselmesinin sonucunda oluşan sık görülmeyen bulguya verilen şemsiye terimdir. Ensefalit, kronik alkolizm, malignite, enfeksiyon, travma, subdural kanama, metabolik hastalıklar, antiepileptik ilaç toksisitesi ya da çekilmesi gibi çeşitli sebeplere bağlı gözlenebilirler. CLOCCs ile herhangi bir spesifik nörolojik semptom ilişkilendirilmemiştir ancak genellikle çeşitli düzeylerde bilinç değişikliği ve nöbetler ile kendisini gösterir. Çalışmamızda geniş bir klinik spektrum gösteren beş olgunun birbirinden ve literatürdeki olgulardan klinik, laboratuvar ve MR bulguları açısından farklılıkları ile ortak özellikleri sunularak incelenecektir. Yöntem: 2017-2019 yılları arasında kliniğimize başvuran 20-70 yaşları arasındaki 5 hastanın beyin MR görüntülemelerinde CLOCCs ile uyumlu bulgular izlenmiştir. Bu hastalardan dördü nörolojik muayene ve kranyal MR ile uzun dönem takip edilerek klinik ve nöroradyolojik bulguları değerlendirilmiştir. Sonuç: Sitokinopati yapabilecek birden fazla sebebin (malignite, travma, enfeksiyon gibi) birlikteliği olan olgularda mRS skoru daha yüksekti. Altta yatan patolojiden bağımsız olarak ileri yaş, ekstrasplenial ve ekstrakallozal yayılım, başvuru sırasında veya takiplerde bilinç değişikliği ya da sepsis, BOS’ta protein yüksekliği ve EEG’de organizasyon bozukluğu olan olgularda prognozun daha kötü olduğu ve kalıcı nörolojik defisit geliştiği görüldü. Metranidazol kullanım öyküsü olan 2 olguda, literatür ile uyumlu ve bu ilacın kullanımına spesifik olarak, T2 ve FLAIR sekanslarda iki yanlı dentat nükleus hiperintansitesi gözlendi. Yorum: CLOCCs genellikle geri dönüşümlüdür ve çoğu olguda kalıcı nörolojik bulgulara yol açmaz ancak yanlış tanıyı önlemek için dikkat edilmeli ve bu nöroradyolojik bulgu anterior serebral arter oklüzyonuna bağlı iskemik inme, ensefalomiyelit, glioblastoma ve lenfoma gibi hastalıkların ayırıcı tanısında değerlendirilmelidir.