55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
GALEN VEN TROMBOZU
Taha Aslan 1 İbrahim Öztura 1

1- Dokuz Eylül Üniversitesi, Nöroloji AD, İzmir
 
Olgu:

Giriş: Serebral venöz tromboz (SVT), nadir görülen ve inme vakalarının % 1inden azını oluşturan bir tablodur. En sık venöz tromboz süperior sagital sinüs (SSS) ardından transvers sinüslerde görülmektedir. Galen veni gibi derin venöz yapıların trombozu ise tüm SVT olgularıın yaklaşık %10’unu oluşturmaktadır. Klinik prezentasyon değişkendir ve açıklanamayan mental durum bozukluklarında akılda tutulması gereken bir tanıdır. Olgu: Üç gündür olan hareketlerde yavaşlama, iştahta azalma, kafa karışıklığı ve uykuya eğilimi olması üzerine acil servise getirilen, diyabetes mellitus vee düzensiz antiagregan tedavi kullanım öyüküsü olan 65 yaşında kadın hastanın nörolojik muayenesinde; kişi, yer ve zaman yöneliminde bozulma, pupillerde bilateral dilatasyon ve ataksik yürüyüş saptanmıştır. Hastada motor ve duyu defisiti gözlenmemiştir. Bilgisayarlı beyin tomografisinde (BT) ödem ile birlikte bilateral talamik bölgede hipodens lezyon saptanmıştır. Beyin manyetik rezonans (MR) görüntülemede bilateral talamik bölgede T2 hiperintens, T1 hipointens ve diffüzyon ağırlıklı görüntülemede ise aynı bölgelerde diffüzyon kısıtlı alanlar gözlenmiştir. Hastaya yapılan BT anjiyografide galen veninde tromboz izlenmesi üzerine hastaya antikoagulan tedavi başlanarak nöroloji servisine yatışı yapılmıştır. Hastanın tromboza yatkınlık yaratacak durumlar açısından yapılan tetkiklerde anlamlı bulgu saptanmamıştır. Varfarin tedavisi ile taburcu eilden hastanın oryantasyonunda ılımlı iyileşme gözlenmiştir. Sonuç: SVT mortaliteye yol açabilen, erken antikoagulan tedavi başlanması gereken nadir ve ciddi bir tablodur. Derin venöz yapıların tutulması daha nadir bir durum olup tablo sub-akut başlangıç görülebilmektedir. Durumun ciddiyeti, trombozun yerleşimine ve kollateral damarların varlığına bağlıdır olarak değişkenlik gösterebilir. Parsiyel tromboz durumlarında tanı koyma güçleşebilmektedir. Tanı öncelikle klinik durumdan şüphelenilmesi ve trombozun radyolojik olarak gösterilmesi ile konulur.