55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
GİRİŞİMSEL İŞLEM SIRASINDA AORT KOARKTASYONU TANISI KONULAN GENÇ İSKEMİK İNME OLGUSU
ÇAĞLA ERDOĞAN 1 AHMET TÜFEKÇİ 1 MEHMET BEYAZAL 2

1- RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, NÖROLOJİ ABD
2- RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, RADYOLOJİ ABD
 
Olgu:

GİRİŞ-AMAÇ: Aort koarktasyonu(CoA), konjenital kalp hastalıkları arasında 6. sırada olup, neonatal kalp yetmezliğinden erişkin hipertansiyonuna kadar çeşitli kliniklerle presente olmaktadır. Tedavi edilmemesi durumunda ortalama 35 yıllık bir yaşam süresi öngörülmekte ve 5. dekadda olguların yaklaşık %75’inde mortalite karşımıza çıkmaktadır. Uzun dönem komplikasyonlarının en önemlilerinden biri inmedir. CoA tanısı genellikle çocukluk çağında konmakta, daha az sıklıkla erişkin hipertansiyon etyolojisinde saptanmaktadır. Bu bildiride; daha önce CoA tanısı olmayan ve girişimsel işlem sırasında CoA tanısı konulan genç iskemik inme olgusu sunmaktayız. OLGU: 36 yaşında kadın hasta, acil servise konuşamama ve sağ tarafta kuvvetsizlik nedeniyle başvurdu. 20 yıldır psikoz ile takipli hastanın, bilinen başka hastalığı bulunmamaktaydı. Diffüzyon MR görüntülerinde sol MCA alanında enfarktı olması ve ilk 3 saatte başvurması üzerine hastaya trombolitik tedavi başlandı. Ardından M1 segmentinde oklüzyon saptanan hastaya trombektomi uygulandı. Trombektomi sırasında desendan aortada postduktal düzeyde darlık görüldü. Hastanın yoğun bakım ünitesinde takiplerinde üst ve alt ekstremiteler arasında kan basıncı farkı görüldü. Yapılan transtorasik ekokardiyografisinde sol ventrikül hipertrofisi, asendan aorta genişlemesi saptanırken, desendan aortada gradient alınamadı. SONUÇ: CoA’na bağlı iskemik inme nedeni olarak, sekonder hipertansiyon ve bunun zemininde oluşan aterosklerotik , arteriopatik süreçler ön planda düşünülmektedir. İleri yaşta tanı konulan olgu sayısı az olmakla beraber, komplikasyon ile gelip girişimsel işlemler sırasında tanı konulan olgu sayısı çok nadirdir. Olgumuzda CoA tanısının geç konulmasında nedenin, genç yaşlarından itibaren psikoz ile takipli olmasına bağlı olarak, semptomların göz ardı edilmesi düşünülmüştür. Genç iskemik inme olgularında altta yatan kardiyak ve arteriyel anomaliler mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.