55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
METİLPREDNİZOLON TEDAVİSİ İLE KLİNİK PROGRESYON GELİŞEN VE DURAL AV FİSTÜL TANISI ALAN OLGU
BURAK YILDIZ 1 MEHMET TAYLAN PEKÖZ 1 HACER BOZDEMİR 1

1- ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ HASTANESİ
 
Amaç:

Spinal arteriovenöz malformasyonlar (SAVM) progresif spinal kord sendromlarına ve miyelopatiye neden olurlar. Nadir olarak görülmekle birlikte vasküler malformasyonun türüne bağlı olarak semptomlar, akut veya subakut olarak ortaya çıkabilir. Lokalizasyonuna göre intramedüller tutulum bulgularına yol açabileceği gibi subaraknoid hemorajiye veya subakut venöz konjesyona neden olarak progresif miyelopati ile seyredebilir. SAVM’ların akut klinik tablo ile başvurması tanılarının daha kolay konulmasını sağlarken, subakut venöz konjesyon nonspesifik nörolojik semptomlarla gidebilmekte ve tanının gecikmesine neden olabilmektedir. Bu olgu sunumu ile nadir görülen ve nonspesifik nörolojik semptomlarla gidebilen SVM hakkında farkındalığın arttırılması amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:

Spinal MRG ve Spinal BT Anjiyografi görüntülemeleri.

Bulgular:

Ellidört yaşında erkek hasta yürüme güçlüğü, ayaklarda uyuşukluk, idrar ve gaita yapma güçlüğü yakınması ile değerlendirilerek kliniğimize yatırıldı. Öz geçmişinde 2 yıldır olan diyabetes mellitus dışında özellik tanımlamadı. Öyküsünden yakınmaları başlamadan 1 hafta önce gribal enfeksiyon geçirdiği ve sonrasında bacaklarında güçsüzlük ve halsizlik ile başlayan yakınmalarına yürüme ve idrar yapma güçlüğünün eklendiği öğrenildi. Nörolojik muayenede paraparezi (proksimalbilateral 4+/5 olup diz fleksiyon ekstansiyon dorsifleksiyon ve plantarfleksiyon bilateral 5/5 idi), bilateral 3 kadranda da karın cildi refleks kaybı ve şüpheli duyu kusuru dışında patoloji saptanmadı. Demiyelizan, enfeksiyöz vasküler patolojiler ile vaskülitik hastalıkların araştırılması planlandı. Akut dönemde hastaya öykü özellikleri ve muayene bulguları ile postenfeksiyöz myelit öntanısı ile intravenöz metilprednizolon tedavisi başlandı. Tedaviden yaklaşık 5 saat sonra klinik progresyonu gelişen hastaya ertesi gün ve aralıklı olarak toplam 6 kez aferez uygulandı. Aferez sonrası düzelen ancak aralıklı olarak klinik dalgalanmalar gösteren hastada spinal BT anjiografi sonucunda SAVM saptandı. Endovasküler tedavi açısından radyoloji ile görüşüldü ve embolizasyon planlandı.

Sonuç:

Her ne kadar öykü özellikleri postenfeksiyöz miyelit ile uyumlu olsa da akut veya subakut başlangıçlı myelopati tablosu ile başvuran hastalarda SAVM göz ardı edilmemelidir.