55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
İATROJENİK HİPOPARATROİDİ SONUCU OLUŞAN ASEMPTOMATİK FAHR SENDROMU
ELİF SARICA DAROL 1

1- SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ
 
Olgu:

GİRİŞ:Fahr Sendromu; 40-60 yaşlarında idiyopatik veya calsiyum-fosfor metabolizma bozukluklarına sekonder görülen nadir bir hastalıktır. Otozomal dominant veya resesif geçişli olan progresif formu; Fahr Hastalığı olarak adlandırılır. Her iki formunda da radyolojik olarak simetrik bilateral bazalganlia kalsifikasyonları görülür. Klinikte nörolojik (nöbet,yürüyüş bozuklukları, parkinsonizm,serebellar bulgular gibi..) ve psikiyatrik (demans, deliryum, halusinasyon,katatoni, agresyon, kişilik değişiklikleri,anksiyete, obsesyon gibi.. )farklı bozukluklar görülür. Tedavi semptomatiktir. Burada iatrojenik gelişen hipoparatroidi sonucu tanı alan asemptomatik genç bir vaka sunulacaktır. OLGU: 38 yaşında bayan hasta acil serviste başağrısı ile değerlendirildi. Bifrontal, zonklayıcı karakterde, bulantı kusmanın eşlik ettiği, 2 saat süren ağrı ile başvurmuştu. Bu tip ağrıları son bir ay içinde üç kez ortaya çıkmış ,daha öncesinde ise başağrısı olmamıştı. Özgeçmiş: 7 yıl önce total troidektomi operasyonu ve 5 yıl önce sol katarakt operasyonu dışında özellik yoktu. Beş çocuk annesiydi , soy geçmişte özellik yoktu. Okuryazar ancak ilkokula gitmemişti. Hastanın troidektomi operasyonu sonrasında hipoparatroidi tanısı da aldığı ve hemen medikal tedaviye başlandığı öğrenildi. Nörolojik Muayene: Bilinç açık ,oryante,koopere,pupiller normoizokorik, ışık refleksi bilateral pozitif, fasial asimetri yok, göz dibi normal , ense sertliği yoktu.Kas gücü dört ektremitede normal, serebellar testler normal, yürüyüş normal,derin tendon refleksleri normoaktif,patolojik refleks yoktu. Duygudurum sakin , duygulanım normaldi,duygudurum ile uygun ve dengeli idi.Hastaya göz polkliniğinde yapılan oftalmolojik muayenede : Göz dibi normal , sağda grade 1 kortikal katarakt (Görmeyi azaltmayan), sol da pseudoafaki tesbit edildi. OCT normal olarak değerlendirildi. MMT : 28/30 olarak değerlendirildi. Hasta kalsitriol 2x1, kalsiyum karbonat ve kolekalsiferol (vit D3) 2x1 , kalsiyum asetat 2x1 kullanıyordu.Acil serviste baş ağrsı etyolojisine yönelik çekilen kranial tomografide ( 2017): Her iki serbral hemisferde subkortikal beyaz cevherde kaudat nuleuslarda ve talamuslarda , globus palliduslarda , kapsula interna ön ve arka bacaklarında yaygın hiperintens kalsifikasyon alanları izlendi.Bir yıl önce çekilen kranial magnetik rezonans görüntülemede de( 2016) T1 A sekanslarda bazal ganglialarda kalsifikasyon ile uyumlu olabilecek hiperintens alanların olduğu görüldü. Biyokimyası : Ca: 6,6 mg/dl, Fosfor: 6,6mg/dl, Parathormon: 0,1 pg/ml, TSH: 1,31 ng/dl, 25-OH Vitamin D: 132,2 ng/ml olarak tesbit edildi. Hastaya acilde başağrısına yönelik tedavi verildikten sonra başağrısı günlüğü tutması, endokrinoloji ve göz kontollerini aksatmaması önerildi. Fahr hastalığına yönelik bilgilendirme yapıldı, takip açısından poliklinik kontrolü önerildi. SONUÇ: Fahr sendromu nadir görülen bir tablodur ancak vakamızda olduğu gibi iatrojenik hipoparatroidi sonucu tedavi aldığı halde bukadar yaygın serebral kalsifikasyon varlığında dahi hiçbir nörolojik veya psikiyatrik klinik oluşturmaması dikkate değerdir. Bu tür vakaların radyolojik fahr hastalığı olarak değerlendirilmesi daha uygun olabilir. Bununla birlikte hastanın genç olması nedeni ile kalsiyum birikiminin daha da artacağı düşünülürse klinik ve radyolojık açıdan daha sıkı takip edilmesi gerekecektir. Vaka; radyolojik yük ile kliniğin uyumsuzluğuna dikkat çekmek amacıyla sunulmuştur.