55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
ANTERİOR İNFERİOR SEREBELLAR ARTER İNFARKTI: OLGU SERİSİ
NURCAN AKBULUT 1 KORAY KOCOĞLU 2 GÜNAY KIRKIM 3 GÜLDEN AKDAL 1

1- DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
2- DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ, SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, SİNİRBİLİMLER ANABİLİM DALI
3- DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ, KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI
 
Amaç:

Anterior inferior serebellar arter (AICA) infarktı tanısı almış hastaların etyoloji, nöro-otolojik, nöro-oftalmolojik ve klinik bulguları yönünden değerlendirilmesi.

Gereç ve Yöntem:

Dokuz Eylül Üniversitesi Denge polikliniğinde değerlendirilen AICA tanılı 8 hastanın verileri incelenmiştir.

Bulgular:

Toplam 8 (6E, 2K) hastanın yaş ortalaması 61.3 yıl (yaş aralığı 27-83) olarak saptandı. Hastaların akut vestibüler sendrom tablosu ile başvurduğu dönemde, 3’ü dengesizlik ve işitme kaybı yakınması ile değerlendirilip AICA infarktı tanısı aldı. En yaygın risk faktörü hipertansiyondu (n=6), 1 hastada kardiyoembolizm ve 1 hastada travma sonrası diseksiyon saptandı. Akut dönemde değerlerlendirilen 4 hastada periferik vestibüler etkilenmeyi gösteren, diseksiyona bağlı bilateral AICA infaktı olan hastada ise santral vestibüler özellikli nistagmus saptandı. 2 hastada klinik baş çevirme testi (head impulse test-HİT) pozitif, 4 hastada ise klinik ve video HİT pozitif olarak saptandı. Diseksiyonu olan hastada ise klinik ve video HİT uygulanmadı. Kranial manyetik rezonans görüntülemede 6 hastada AICA sulama alanında difüzyon kısıtlılığı saptandı; anjiografik görüntülemede ise 3 hastada vertebral arter oklüzyonu, 2 hastada vertebral arter hipoplazisi, 1 hastada vertebral diseksiyon, 1 hastada arka sistemde parsiyel trombüs saptanmıştı ve 1 hastada arka sistem damar patolojisi mevcut değildi. Hastaların yapılan odyometrik incelemelerinde kranial görüntüleme ve HİT ile uyumlu lokalizasyonda sensorinöral işitme kaybı saptandı.

Sonuç:

Akut vestibüler sendrom ile başvuran hastalarda baş dönmesi, bulantı kusma ön planda olduğu için hastalar eşlik eden işitme kaybının farkında olmayabilir, nöroloji hekimleri de işitme kaybı olup olmadığını sorma alışkanlığına sahip değillerdir. Özellikle risk faktörü olan kişilerde izole işitme kayıplarının uç dal iskemisine de bağlı olabileceği düşünülerek uygun tedavi verilmelidir.