55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
GLİOBLASTOMA MULTİFORME ERKEN TANI VE TEDAVİSİNE İMKAN SAĞLAYABİLECEK OTOANTİKORLARIN TANIMLANMASI
OZAN TOPÇU 1 ÖZLEM TİMİRCİ KAHRAMAN 2 PULAT AKIN SABANCI 3 YAVUZ ARAS 3 MEBRURE BİLGE BİLGİÇ 4 GÖKÇEN ÜNVERENGİL 4 ERDEM TÜZÜN 5 NİHAL KARAKAŞ 6

1- İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ, REJENERATİF VE RESTORATİF TIP ARAŞTIRMALARI MERKEZİ (REMER), BEYKOZ, İSTANBUL
2- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, AZİZ SANCAR DENEYSEL TIP ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, MOLEKÜLER TIP ANABİLİM DALI, İSTANBUL
3- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ, NÖROŞİRURJİ ANABİLİM DALI, İSTANBUL
4- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ, PATOLOJİ BÖLÜMÜ, İSTANBUL
5- İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ, AZİZ SANCAR DENEYSEL TIP ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ, SİNİRBİLİM ANABİLİM DALI, İSTANBUL
6- İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ, TIP FAKÜLTESİ, TIBBİ BİYOLOJİ ANABİLİM DALI, BEYKOZ, İSTANBUL
 
Amaç:

Glioblastoma multiforme (GBM) yetişkinlerde en sık görülen, agresif ve malign bir beyin tümörüdür. GBM’in tedavisindeki bugünkü yöntemler, cerrahi rezeksiyon ve bunu takip eden radyoterapi ile kemoterapi uygulamalarıdır. Ancak hastalara GBM tanısı konulduktan sonra yaşam süresi maalesef 1 yılı geçmemektedir. Dolayısıyla GBM ile mücadelede, hastalığa özgü biyobelirteçlerin saptanması, erken tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine öncülük edebilecektir. Bu sebep ile bu çalışmada, gliomalar içinde GBM ayırıcı niteliği taşıyan anti-GBM otoantikorların tespiti ve bu antikorlara özgü antijen profilinin çıkarılması hedeflenmiştir.

Gereç ve Yöntem:

Çalışmamızda, düşük gradlı glioma ve GBM hastalarından tümör doku ve serumları toplanmıştır. Kontrol olgu olarak ise tümör gelişimi olumamış epilepsi hastalarının örnekleri kullanılmıştır. Elde edilen doku numunelerinde western blot analizleri yapılmış, primer antikor yerine hasta ve kontrol serumları kullanılmıştır. Anlamlılık gösteren hedef proteinlerin tespit edilebilmesi için kütle spektrometrisi analizleri ile aday proteinler tanımlanmıştır. Bu aday proteinlere yönelik otoantikorların GBM serumlarında varlığı immünopresipitasyon ve immünohistokimya yöntemleri uygulanarak çalışılmıştır.

Bulgular:

Western blot analizleri ile serum örneklerinin, doku örneklerinden elde edilen proteinlerle etkileştiği ve kontrol olgularına kıyas ile GBM olgularında anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlara dayanarak 5 kontrol, 5 düşük grad ve 5 GBM olgularından elde edilen proteinler kütle spekrometrisi yöntemi ile analiz edilmiştir. Biyoinformatik değerlendirmeler sonucuda GBM olgularında düşük grad glioma ve kontrol olgularına kıyas ile fazla eksprese edilen proteinler tespit edilmiştir. Bu aday proteinlerden birinin otoantijen olduğu ve GBM hasta olgularında bu otoantijene güçlü oranda bağlanan özgün otoantikorların varlığı immünopresipitasyon yöntemi ile belirlenmiştir. İmmünhistokimya çalışmaları neticesinde GBM doku preparatlarında anlamlı derecede artmış otoantijen boyaması gözlemlenmiştir. Bu bulgular kütle spektrometrisi ve immünopresipitasyon çalışmalarından elde edilen bulgular ile uyumluluk göstermiştir.

Sonuç:

Bulgularımız GBM’ lerde fazla ekspese edilen proteinlerden birini tanıyan bir otoantikor tespit edilmiştir. Sonuç olarak bu otoantikorun, GBM için prognostik ve/veya diagnostik biyobelirteç adayı olduğu gösterilmiştir. Dolayısı ile bu çalışmamız sonucunda GBM’ye özgü bir otoantikor tanımlanmış ve bu yönüyle GBM hastalığının hasta serumları kullanılarak erken dönem tanısına imkan sağlayabilecek bir buluş ortaya konulmuştur. Ayrıca hem otoantijeni hem de otoantikoru GBM tümörünü görüntüleme ve GBM’ye karşı hedefe yönelik tedavi geliştirilmesine de imkan sağlayabilecek niteliktedir.