55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
OCRELİZUMAB TEDAVİSİ GERÇEK YAŞAM VERİLERİ: 3 MULTİPL SKLEROZ MERKEZİNİN TECRÜBELERİ
EZGİ VURAL 1 MURAT TERZİ 2 GÜLİN SÜNTER 1 DİLEK GÜNAL 1 KADRİYE AGAN 1 CAVİT BOZ 3

1- MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
2- ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
3- KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
 
Amaç:

Ocrelizumab, humanize CD-20 monoklonal antikoru olup B-lenfositler üzerinde etki eder. Amacımız, klinik uygulamada ocrelizumab tedavisinin etkinliği ve uygulanabilirliğini göstermektir.

Gereç ve Yöntem:

Çalışmamız çok merkezli, retrospektif, longitudinal, gözlemsel bir çalışmadır. 3 Multipl Skleroz (MS) merkezinden takipli ocrelizumab alan hastaların tedavi öncesi ve sonrası verileri değerlendirilmiştir.

Bulgular:

250 MS hastası çalışmaya dahil edilmiştir (%61 kadın). Ortalama yaş 44 (±11,6; aralık 18,6-69). İlk semptomdan sonra geçen ortalama süre 14 (±11,6) yıl, tanıdan itibaren geçen süre 9,7 (±6,4) yıldır. Ortalama Genişletilmiş Özürlülük Durumu Skoru (EDSS) 4,71 (±1,9) olup piramidal (2,51±1,31) ve ambulasyon (3,0±2,76) skorları en yüksek alt skorlardır. İlk semptomun başlangıcından itibaren 244 hastaya ait 1152 atak kaydedilmiştir. Medyan atak frekansı 3’tür (aralık 1-33). Piramidal sistem atakları diğer sistemlere kıyasla anlamlı derecede daha sık tespit edilmiştir (P<0.001). Ocrelizumab tedavisinden sonra sadece 2 hastanın atağı izlenmiştir. Hastaların %87,2’si ocrelizumab öncesinde en az bir hastalık modifiye edici tedavi kullanmıştır. Kullanılan tedavilerin dağılımı şu şekildedir: Fingolimod %24,2, Rituksimab %17,4, Glatiramer Asetat %12,8, Dimetil Fumarat %10,5, Teriflunomide %9,6, subkutan veya intramüsküler Interferon Beta-1-A %13,7, Natalizumab %4,1, diğer 6,9%. 32 hasta herhangi bir tedavi almamıştır. Hastaların %13,6’sı ocrelizumab infüzyonu sırasında herhangi bir yan etki yaşamıştır. Hiçbir hasta ciddi bir yan etki bildirmemiştir. Bildirilen toplam 44 yan etkiden %54,5’i hafif şiddettedir. En sık bildirilen yan etkiler kızarıklık ve kaşıntıdır. Sadece bir hastanın karaciğer fonksiyon testleri 3 kat yüksek izlenmiştir, ancak spontan olarak gerilemiştir.

Sonuç:

Çalışmamıza katılan hastaların çoğunluğu özürlülüğü yüksek gruptadır. Tedavi başlangıcında hastaların %75,1’inin EDSS’i 3,5 üzerinde, %43,3’ünün ise 5,5 üzerindeydi. Bunun sebebi, progresif fazdaki hastalar için ocrelizumab’ın tek tedavi seçeneği olmasıdır. Yüksek özürlülük durumu istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek piramidal sistem ataklarıyla korale olarak değerlendirilmiştir. Ancak yüksek özürlülüğe sahip hastaların fazla olması çalışmamız için bir kısıtlılıktır, çünkü bu hastalar ataksız progrese olabilmektedir. Sonuç olarak, ocrelizumab iyi tolare edilebilen, güvenli bir tedavi seçeneğidir.