55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
GEÇİCİ BEYİN LEZYONUNDA NADİR YERLEŞKE: KALLOZAL SPLENİYUM
DİLCAN KOTAN 1 SENA BONCUK 2

1- SAKARYA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI
2- SB SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ NÖROLOJİ KLİNİĞİ
 
Olgu:

GİRİŞ: Korpus kallozumun spleniyumunda, nadiren kalıcı, bazande geçici etkilenebilen lezyonlar görülebilir. Bu geçici beyin lezyonlarının patofizyolojisinde aksonal ödem ve lokal inflamasyon sorumlu tutulmaktadır. Etyolojisinde metabolik, enfeksiyöz, nörolojik durumlar sorumlu tutulsa da bir kısım vakalar kriptojeniktir. Burada, korpus kallozum spleniyumumda geçici lezyonu olan iki erkek olgu literatür eşliğinde tartışılmaktadır. OLGU 1: 53 yaşındaki erkek hasta, acil servise 3-4 gündür olan tüm vücutta halsizlik, ateş ve uyku hali ile başvurdu. Nörolojik muayenesinde bilinç uykuya meyilli, sözel uyaranla göz açıyor idi. Kooperasyon kısıtlılığı dışında nörolojik muayenesinde özellik yoktu. Labaratuvarda CRP: 292, beyaz küre hafif yüksekti. BBT’ de özellik yoktu. Difüzyon MRG’ de korpus kallosum spleniyumunda B1000 sekanslarda hiperintens, ADC kesitlerde hipointens difüzyon kısıtlılığı ile uyumlu görünüm izlendi. Akut enfarkt ön tanısı ile nöroloji servisinde takibinin ilk gününde ateşi 38,6, öksürük, balgam şikayetleri eklendi. Atipik pnömoni tanısıyla antibiyoterapi başlandı. 5 gün sonraki kranial MRG’de korpus kallosumda herhangi bir lezyon saptanmadı. Antibiyoterapi sonrası hastanın kliniği düzeldi. OLGU 2: 39 yaşındaki erkek hasta, üç gündür olan baş ağrısı ve sağ kol ve bacakta uyuşma ile acil servise başvurdu. Nörolojik muayenesinde sağda früst hemiparezi dışında özellik yoktu. Kranyal MRG’de korpus kallosum spleniyum bölgesinde T1 ağırlıklı kesitlerde hipointense, T2 ağırlıklı kesitlerde ise hiperintensite gösteren lezyon izlendi. Takibinde iki gün içinde uyuşmaları düzeldi. TARTIŞMA: Korpus kallosum spleniyumda görülen geçici lezyonlar enfeksiyon, metabolik değişiklikler, travma, epilepsi gibi antitelerle ilişkilendirilmişse de bir kısmı kriptojeniktir. Bizim ilk olgumuz enfeksiyon ile ilgili olmasına rağmen ikinci olgumuzda etyolojik neden belirleyemedik. Takiplerde lezyonun gerilediğinin görülmesi ise ciddi bir nörotoksisite olmadığını göstermektedir. Bizimde her iki olgumuzda takiplerinde klinik ve radyolojik düzelmeyi gözlemledik. Hastalar, MRI ile dikkatli olarak değerlendirilmeli ve kontrol görüntülemeleri yapılmalıdır.