55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
SERERBAL VENÖZ TROMBOZDA JUXTRAKORTİKAL HEMOROJİ, KAJU SİGN
GİZEM GÜLLÜ 1 YASEMİN DİNÇ 1 HACI MUSTAFA BAKAR 1

1- ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ NÖROLOJİ A.B.D
 
Olgu:

VST’de klinik heterojenite ve çeşitli etyolojik faktörler nedeniyle yanlış tanı konulup yanlış tedavi verilebilmektedir. Tanı ancak iyi bir klinik beceri ve yüksek bir şüphe ve radyolojik görüntünün iyi yorumlanabilmesinden geçmektedir. Venöz sinüs trombozunda travmatik olmayan jukstakortikal hemorajisi olan hastamızı sunmayı planladık. 20 yaşında erkek hasta sağ tarafta güçsüzlük ile acil servise başvurdu. Nörolojik muayenesinde zaman ve yer dezoryantasyonu, bilateral sağa bakış kısıtlılığı, sağ hemiplejik,global afazik, bilateral babinski pozitifliği vardı. Çekilen kraniyal BT’sinde sol frontoparietalde 2-3 adet milimetrik juxtakortikal hemorajisi mevcuttu. Hastanın 24 saat sonra çekilen kraniyal BT’sinde sol serebral hemisferde konveksite düzeyine yakın kesimde beyaz cevher ödemi, intraparankimal hemoraji alanları mevcuttu. Venöz mr angio’da sol frontal trolard venleri saptanmadı. Hastaya düşük molekül ağırlıklı heparin ve vazojenik ödem için deksametazon başlanıldı. Laboratuvar testlerinde; Vitamin B12 ve folik asit düşük, homosistein değeri: 322mikromol/L yüksek olarak sonuçlandı. Hiperhomosistinemi tanısıyla hastaya vitamin B1-B6- B12 ve folik asit başlanıldı ve düşük molekül ağırlıklı heparin devam edildi. Venöz sinüs trombozu olan hastaların yaklaşık% 40ında beyin kanaması görülür ve travmatik olmayan juxtacortical hemorajinin , venöz sinüs trombozu ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Bu hemorajiler jukstakortical beyaz cevherde görülür ve kortikal sulkusa yakın yerleştirildiğinde, kaju fıstığına benzeyen içbükey bir şekle neden olur. Kaju Fıstık Görüntüsü, serebral venöz tromboz için göreceli olarak yüksek özgüllüğü olan yeni bir radyolojik bulgudur. Hiperhomosisteinemi ise nadir bir risk faktörü olmasına rağmen, VST vakalarının önemli bir alt grubunu oluşturur. Bizim hastamızda Kaju Fıstığı Görüntüsü mevcuttu ve Hiperhomosistinemi tanısı konulmuştu. Bu hastaların başarılı yönetimi, doğru tanıyı koyup, erken antikoagülasyon tedavisine başlamaktan geçmektedir.