55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
VERTEBRAL ARTER HİPOPLAZİSİ İNTRAKRANYAL DAMAR ATEROSKLEROZUNU TETİKLER Mİ
YASEMİN DİNÇ 1 HACI MUSTAFA BAKAR 1

1- ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ NÖROLOJİ A.B.D
 
Amaç:

Bir çok çalışma vertebral arter hipoplazisinin posterior sistem enfarktalarına yatkınlık oluşturabileceğini bildirsede, vertebral arter hipoplazisinin posterior sistem enfarktlarındaki rolü hala tartışmalıdır. Bu çalışmanın amacı vertebral arter hipoplazisi ve beyin posterior dolaşımdaki aterosklerotik damar hastalığı ile ilişkisini saptamaktır.

Gereç ve Yöntem:

Bu çalışmaya 01.01,2019-01.06.2019 traihleri arasında uludağ üniversitesi tıp fakültesi nöroloji kliniğinde yatan 169 hasta prospektif olarak takip edilerek dahil edilmiştir. Bütün hastaların inme risk faktörleri kayıt edilmiştir, serebral MRG, difüzyon MRG, beyin boyun BT anjio, EKO ve ritm holterleri yapılarak inme etyolojileri saptanmıştır. İnme etyolojisine yönelik tedavi başlanarak takibi alınmıştır.

Bulgular:

Bizim çalışmamızda TOAST inme sınıflamasına göre inme etyolojisi ile vertebral arter hipoplazisi istatiksel olarak anlamlıdır (p:0,018), vertebral arter hipoplazisinin en sık görüldüğü grup büyük ater aterosklerozudur. Vertebral arter hipoplazisi olan ve olmayan iki grup arasında inme şiddeti, HY, DM, KAH, HL, KY, EKG, cinsiyet açısından benzerdir. Anterior yada posterior dolaşım enfarktı açısından her iki grupta fark yoktur. İntrakranyal anterior dolaşım (internal karotis arter ve median serebral arter) ‘daki aterosklerotik stenoz ile anlanmlı istatiksel ilişki saptanmadı.(p:0,64) posterior damarlardaki aterosklerotik stenoz ve vertebral arter hipoplazisi istatiksel olarak anlamlıdır(p<0,01) vertebral arterin aterosklerotik stenotik segmenti (v1,v2,v3,v4) ile ilişkisine bakıldığında istatiksel olarak anlamsızdır.(p:0,52)

Sonuç:

Bizim çalışmamızda vertebral arter hipoplazisi olan hastalarda beyin posterior sistem damarlarındaki aterosklerotik stenoz artmış olarak saptandı. Bunun muhtemel sebebi her iki damar arasında basınç farkı sonucu hemodinamik faktörlerin devreye girmesi ve endotelin daha kolay hasar görmesi gösterilebilir. Vertebral arter hipoplazisinin klinik önemi yeterince tanınmamaktadır. Çalışmamızın bir sonucu olarak hipoplastik vertebral artere yönlendirilmesi gereken dikkatin artması gerektiğinin altını çiziyoruz.