55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
AKUT PARAPLEJİ GELİŞEN SPONTAN SPİNAL EPİDURAL HEMATOM OLGUSU
MURAT POLAT 1 RIDVAN DİKBAŞ 2

1- GEDİZ DEVLET HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
2- GEDİZ DEVLET HASTANESİ, ACİL TIP KLİNİĞİ
 
Olgu:

GİRİŞ: Spontan Spinal Epidural Hematom(SSEH) nadir görülen, acil tedavi gerektiren kanamalardandır. İnsidansı yaklaşık 0,1/100.000’dir. Genellikle internal posterior vertebral venöz pleksus kaynaklı olup çoğunlukla alt servikal ve torakolomber bileşke bölgesinde görülmektedirler. SSEH’ ler %40-60 oranında idiyopatik olup en sık etyolojik neden koagülopati,hipertansiyon, antikoagülan ve antiagregan tedavilerdir. SSEH’li olgularda kadın erkek oranı 1:1,4 olarak bildirilmiştir. Tüm yaşlarda görülebildiği gibi 5. dekattan sonra daha sık görülmektedir. Spinal kord kompresyonuna sebep olarak klinik akut olarak ortaya çıkmaktadır. Başvuru şikayeti kanamanın olduğu seviyede şiddetli ağrı, ilerleyen motor ve duyu defisitidir. Yerleşim yerine göre quadriparezi, paraparezi ve sfinkter kusurları bulunabilir. OLGU : 73 yaşında erkek hasta tansiyon yüksekliği, boyun ve sırt ağrısı ile acil servise başvurmuştur. Öyküsünde bioprotez aort kapak replasmanı ve atrial fibrilasyon mevcuttu. Warfarin tedavisi almakataydı. Tansiyon arteryal basıncı 180/100 mmHg saptandı. Başvuru nörolojik muayenesi normal olan hastanın takiplerinde hızla paraplejiye ilerleyen motor defisit, T5 altı hipoestezi, alt ektremite DTR kaybı, plantar yanıt iki taraflı lakayıt saptandı. Sfinkter kusuru gözlenmedi. Laboratuvar sonuçlarında, INR 5,46, aktive parsiyel tromboplastin zamanı 49,4 sn, hemoglobin13,4 g/dL, platelet 201 bin mg/dL saptandı. Rutin biyokimya, CRP normal sınırlardaydı. Yapılan spinal manyetik rezonans görüntülemede(MRG) C6 - T3 vertebra arasında kordu posterolateralden basılayan ektradural kitle etkisi yaratan spinal epidural kanama saptandı. Hasta dış merkezde 32.saatinde cerrahiye alındı, T1-T3 vertebralara hemilaminektomi yapılarak hematom boşaltıldı. SONUÇ: SSEH nadir görülen kanamalardan olmakla birlikte acil cerrahi müdahale yapılmaz ise mortalite ve ağır morbidite ile sonuçlanabilmektedir. Bizim olgumuzda INR ve tansiyon yüksekliği sonrası SSEH gelişmiştir ve cerrahi sonrası klinik takiplerinde parapleji ve duyu defisiti devam etmiştir. Kord hasarının şiddeti ve geri dönüşümünde; kanamanın miktarı, boyutu, lokalizasyonu ve kord kompresyon süresi en önemli etkenlerdir. SSEH’lerde günümüzde MRG’ye kolay ulaşım ile tanıda gecikme olmadan erken dekompresyon yapılabilirse prognoz olumlu yönde etkilenebilecektir.