55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
STATUS EPİLEPTİKUS SONRASI GELİŞEN PONS İNFARKT OLGUSU
MEHMET NURİ KOÇAK 1 NURAY BİLGE 1 Fatma ŞİMŞEK 1 MERVE KORUKÇU 1

1- ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ AD.
 
Olgu:

Giriş: Epileptik nöbetler, stroke’un potansiyel bir komplikasyonu olarak bilinir ve buna yönelik epidemiyolojik birçok çalışma yapılmıştır. Tomas Bryndziar ve arkadaşlarının yaptığı bir çalışmada, stroke sonrası yeni başlangıçlı epileptic nöbet oranı %7,2 olarak saptanmıştır. İskemik stroke risk faktörleri arasında yaş, cinsiyet, aile hikâyesi, ırk gibi değiştirilemeyen risk faktörleri ile birlikte, arteriyel hipertansiyon, diyabet, kalp hastalığı, dislipidemiler, obesıte, doğum kontrol ilaçlarının kullanımı, artmış fibrinojen, karotis arter aterosklerozu gibi değiştirilebilen risk faktörleri bulunmaktadır. Stroke risk faktörleri arasında epileptik nöbetler yer almamaktadır. Literatürde ilk defa olmak üzere, status epileptikus sonrası gelişen pons’ta iskemik stroke vakası tarafımızdan tespit edilmiştir. Olgu: 83 yaşında erkek hasta, 3 gündür sabah saatlerinde olan, 3 defa aynı vasıfta tekrar eden 5-10 dakika kadar süren şuurun kapandığı, fakat idrar inkontinansı ve dil ısırmanın olmadığı, gözlerin yukarıya deviye olduğu, postiktal 30 dakika konfüzyonu olan generalize tonik klonik nöbet şikâyeti ile başvurdu. Yapılan nörolojik muayenesinde nöropatolojik bulgu tespit edilmedi. Hastanın çekilen kontrastsız beyin BT’sinde ve difüzyon MR’ında sağ temporal lob anteriorunda BOS mesafesinde genişleme izlendi (araknoid kist?). (resim 1). Hastanın laboratuvar bulguları normaldi ve çekilen uyanıklık ve istirahat EEG’si normal olarak değerlendirildi. Takibinde nöbeti olmayan hastanın, epilepsi protokolü ile konvansiyonel MR istenen hastanın, kraniyal mrg sinde, beyin sapı sol yarısında ponsta b1000 de hiperintens, adc haritasında hipointens akut evre infarkt ile uyumlu lezyon izlendi. (resim 2 ) Fizik muayenesinde nörolojik derin tendon refleksleri alt ekstremitede hafif derecede azalmıştı. Alt ekstremitede parestezik şikâyetlerinin mevcudiyeti sebebiyle, polinöroptiye yönelik çekilen EMG’sinde duysal aksonal polinöropati tespit edildi. Paraneoplastik sendrom açısından yapılan tetkiklerde malignite tespit edilmedi. Hastanın stroke risk faktörleri açısından yapılan diyabet, hipertansiyon, aterosklerotik hastalıklar anamnezi olmayan hastanın yapılan tetkiklerinde de bu risk faktörleri saptanmadı. EKG, Ekokardiyografi, Karotis ve vertebral arter Doppler görüntülemelerinde patoloji saptanmadı. Hastanın stroke risk faktörleri arasında sadece yaş ve cinsiyet riski mevcuttu. Hastaya status epileptikus sonrası gelişen iskemik stroke tanısı ile tedavisi başlandı, levatirasetam 500 mg, klopidogrel 75 mg, aspirin 100 mg tablet tedavisi ile taburcu edildi. Tartışma: Literatürde stroke sonrası epileptik nöbetler ve status epileptikus vakaları sık görülmekle birlikte, status epileptikus sonrası gelişen stroke vakaları literatürde bulunmamaktadır. Bu vakamızda, stroke risk faktörlerinden sadece yaş ve cinsiyet dışında herhangi bir riski bulunmayab bir hastada,status epileptikus sonrası iskemik pons infarktı saptanmıştır. Bu durum, stroke risk faktörleri arasına epileptik nöbet geçirmenin de eklenmesi durumunu akıllara getirmiştir ve ileri çalışmalara ihtiyaç vardır.