55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
MULTİPL SKLEROZ POLİKLİNİĞİNDE TAKİP EDİLEN HASTALARDA YORGUNLUĞUN DEĞERLENDİRİLMESİ
NAZAN KONAKÇI 1 GENCER GENÇ 1 ESİN AYŞE ÖZBEK 1 ÜLGEN YALAN TEKAN 1 SERPİL BULUT 1

1- ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ, İSTANBUL
 
Özet:

Amaç: Multipl skleroz (MS)’da yorgunluk, günlük pratikte bazen gözden kaçabilen, bazen de hastalığın bir parçası olduğu fark edilemeyen önemli bir semptomdur. Biz bu çalışmada, MS’de yorgunluk ile klinik tipler arasındaki ilişkiyi araştırarak yorgunluğun daha iyi tanınmasını sağlamayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Hastaların ortalama yaşı 39,59±9,85 ve ortalama hastalık süresi 6,30 yıl idi. Hastaların %1,5’i Radyolojik İzole Sendrom (RİS) (n=1), %10,6’i Klinik İzole Sendrom (KİS) (n=7), %68,2’i Relapsing-Remitting MS (RRMS) (n=45), %9,1’i Sekonder Progresif MS (SPMS) (n=6), %3’ü Primer Progresif MS (PPMS) (n=2), %4,5’i Neuromyelitis Optica Spectrum Disease (NMOSD) (n=3), %3’ü diğer demiyelinizan hastalık (n=2) tanıları ile takipteydi. Tüm hastaların %65,2’sinin yorgun olduğu saptandı. Hastaların ortalama depresyon düzeyi (Beck Depresyon Ölçeği) puanı 10,39 idi. FSS skorları ≥4 (yorgun) olanların oranı; RRMS hastalarında %57,8; SPMS hastalarında %83,3; KİS hastalarında %85,7; RİS hastalarında %100; PPMS hastalarında %50; NMOSD hastalarında %66,7; ve demiyelinizan hastalık tanısı ile takip edilen hastalarda %100 olarak saptandı. Bulgular: Hastaların ortalama yaşı 39,59±9,85 ve ortalama hastalık süresi 6,30 yıl idi. Hastaların %1,5’i Radyolojik İzole Sendrom (RİS) (n=1), %10,6’i Klinik İzole Sendrom (KİS) (n=7), %68,2’i Relapsing-Remitting MS (RRMS) (n=45), %9,1’i Sekonder Progresif MS (SPMS) (n=6), %3’ü Primer Progresif MS (PPMS) (n=2), %4,5’i Neuromyelitis Optica Spectrum Disease (NMOSD) (n=3), %3’ü diğer demiyelinizan hastalık (n=2) tanıları ile takipteydi. Tüm hastaların %65,2’sinin yorgun olduğu saptandı. Hastaların ortalama depresyon düzeyi (Beck Depresyon Ölçeği) puanı 10,39 idi. FSS skorları ≥4 (yorgun) olanların oranı; RRMS hastalarında %57,8; SPMS hastalarında %83,3; KİS hastalarında %85,7; RİS hastalarında %100; PPMS hastalarında %50; NMOSD hastalarında %66,7; ve demiyelinizan hastalık tanısı ile takip edilen hastalarda %100 olarak saptandı. Sonuç: Her ne kadar çalışmamızda bazı klinik tiplerdeki hasta sayısının belirgin azlığı çalışmanın en önemli kısıtlılığı olsa da; çalışmamızda yorgunluk düzeyleri klinik tiplerden bağımsız olarak belirgin derecede yüksek bulunmuştur. MS hastaları çoğu zaman günlük pratikte detaylı sorgulanmadıkça yorgunluğu bir yakınma olarak doğrudan ifade etmemektedirler. Bu nedenle; hemşirelik hizmetleri ile MS hastalarının yorgunluk hakkındaki farkındalıklarının arttırılması, hastaların yaşam kalitesine doğrudan etkide bulunacaktır.