55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
KAROTİS ARTER STENTLERİNİN ERKEN VE GEÇ DÖNEM SONUÇLARI
MURAT GÜRSOY 1 ZEKERİYA ALİOĞLU 2 SİBEL GAZİOĞLU 2 VİLDAN ALTUNAYOĞLU 2 RAMAZAN AKPINAR 3 DİDEM EROL 4

1- TRABZON VAKFIKEBİR İLÇE DEVLET HASTANESİ
2- KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ
3- SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ TRABZON KANUNİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ
4- ORDU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
 
Amaç:

Karotis arter stenozu tüm inmelerin %10-20’sinin patofizyolojik kaynağı, karotis arterin oklüziv hastalığıdır. Karotis arter stenozunun tedavisinde uygulanılan karotis arter stent işlemi, karotis endarterektomiye kıyasla daha az invaziv bir işlem olması ve son zamanlarda da benzer güvenilirliklerin izlenmesi nedeniyle sık tercih edilmektedir. Bu çalışmada amacımız, karotis arter stent (KAS) işlemi uygulanılan hastaların kısa ve uzun dönem takiplerinde gelişen komplikasyonların analizini yapmaktır.

Gereç ve Yöntem:

Nisan 2007- Haziran 2018 tarihleri arasında, KAS işlemi uygulanılan, görüntülemelerinde (DSA, boyun MRA, BTA ve KDUSG’de) %50’den fazla darlığı olan semptomatik ve asemptomatik 248 hastadan oluşmaktadır. KAS işlemi sonrası erken ve geç dönemdeki SVH’a bağlı ölüm ve inmeler, SVH’a bağlı olmayan ölümler ve inme dışı komplikasyonlar ile birlikte takip görüntülemelerinde restenoz geliş hastalar değerlendirildi.

Bulgular:

Yaşları 32-88 arasında değişen 57 kadın ve 191 erkek olmak üzere toplam 248 hastaya KAS işlemi uygulanmıştır. İlk 30 günde 248, 30gün-6ay arası 239, 6 aydan sonra 235 hasta ortalama 31,8 ay (SD: ± 27,15) süre ile takip edilebilmiştir. İlk 30 gün, 30 gün-6 ay ve 6 aydan sonraki dönemde SVH’a bağlı ölüm-inme oranları sırasıyla %1,2-%16, %0-1,7, %0,4-4,7’dır. 75 yaş ve üzeri ile 75 yaş altındaki hastaların sırasıyla %25 ile %13’ünde inme izlenmiş olup, bu oran 75 yaş ve üzerindeki hastalarda daha yüksek olup anlamlıdır. (p:,041) KAS işlemi uygulanan 2 hastada ipsilateral, 1 hastada kontraletral olarak restenoz izlenmiştir.

Sonuç:

Çalışmamızda karotis arter stenti sonrası erken dönemdeki inme sıklığı literatürle karşılaştırıldığında yüksek oranda izlenmiştir. 75 yaş ve üzeri hastalar da 75 yaş altındaki hastalara göre yüksek oranda inme saptanmıştır. Geç dönem inme sıklığı açısından ise literatürdeki diğer çalışmalarla sonuçlar benzerdir. İşlem sonrası SVH’a bağlı ölümler ve takiplerdeki restenoz açısından, düşük oranlar elde edilemesi nedeniyle başarılı kabul edilebilir.