55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
AKUT İSKEMİK İNMEDE İNTRAVENÖZ TROMBOLİTİK TEDAVİ;2007-2018 YILLARI ARASINDA TEDAVİ ALAN OLGULARIN RETROSPEKTİF ANALİZİ
RAMAZAN AKPINAR 1 MURAT GÜRSOY 3 SİBEL GAZİOĞLU 2 DİDEM EROL 4 VİLDAN ALTUNAYOĞLU ÇAKMAK 2 ZEKERİYA ALİOĞLU 2

1- SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ TRABZON KANUNİ EĞİTİM ARAŞTIRMA HASTANESİ
2- KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ A.B.D
3- TRABZON VAKFIKEBİR İLÇE DEVLET HASTANESİ
4- ORDU ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ
 
Amaç:

Akut iskemik inme tedavisi için onaylanmış en etkili tedavi yöntemlerinden biri olan intravenöz trombolitik tedavinin tarafımızca elde edilen sonuçları klinik skalalar kullanılarak kısa dönem ve uzun dönem etkinlik sonuçları hastane kayıtlarına dayanarak retrospektrif olarak incelenmesi amaçlanmıştır.

Gereç ve Yöntem:

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi’nde Nisan 2007 ve Aralık 2018 tarihleri arasında akut iskemik inme nedeniyle değerlendirilen ve sadece intravenöz trombolitik tedavi uygulanan 396 hasta hastane kayıtlarına dayanarak retrospektrif olarak incelendi.Tedavi açısından uygun bulunan hastalara gerekli onam belgesi alındıktan sonra, 2012 yılına kadar semptomların başlangıcından sonra ilk 3 saat içerisinde ve 2012 yılında ilaç endikasyonu 4,5 saate çıkarıldıktan sonra ilk 4,5 saat içerisinde, 0,9 mg/kg (maksimum 90 mg) intravenöz alteplaz tedavisi uygulandığı görüldü. Ulusal Sağlık Enstitüsü İnme Ölçeği (NIHSS) ve modifiye Rankin Skalası (mRS) ölçekleri ile tedavinin etkinliği ve trombolitik tedavi sonrası gelişen intrakraniyal kanama ve yan etkiler değerlendirildi. Ayrıca hastaların demografik özellikleri, inme risk faktörleri, başvuru klinik durumu, erken infarkt varlığı ve tedavinin başlama süresi ile tedavinin etkinliği arasındaki ilişki incelendi.

Bulgular:

Yaş ortalaması 70,6±13,0, 219’u kadın ve 177’si erkek toplam 396 hastaya trombolitik tedavi uygulandığı görüldü.Olguların 307’sinde (%77,5) hipertansiyon, 89’unda (%22,5) diyabetes mellitus, 108’inde (%27,3) hiperlipidemi, 127’sinde (%32,1) atrial fibrilasyon ve 76’sında (%19,2) bilgisayarlı beyin tomografisinde (BBT) erken infarkt bulguları saptandı. Tedavi öncesi ortalama NIHSS değerleri 8±4,6 ve ortalama mRS değerleri 3,3±1,0 idi. Hastaların ortalama semptom- kapı zamanı 116,2±58,1 dakika, kapı-iğne zamanı 61,4±29,7 dakika ve semptom-iğne zamanı 177,1±53,3 dakika saptandı. Tedavi öncesi mRS değeri ≤ 2 olan hastaların sayısı 100 (%25,3) olduğu görüldü. Tedavi sonrası 24. saatte NIHSS değerlerinde 4 puan ve daha fazla düşme saptanan 104 hasta (%26,3) ve 3. ayda mRS değeri ≤ 2 olan 225 hasta (%64,4) saptandı. 75 hastada (%18,9) ölüm görüldü. 3.ayda mRS değeri ≤ 2 hastalar ile cinsiyet, hipertansiyon, diyabetes mellitus, hiperlipidemi, atriyal fibrilasyon varlığı, tedavi başlama süresi arasında bir ilişki olmadığı saptandı. 62 hastada (%15,7) tedavi sonrası intrakraniyal kanama olduğu ve 24 hastada ise (%6,1) NIHSS değerinde 4 puan ve artışla giden nörolojik kötüleşmeye sahip semptomatik kanama olduğu saptandı. İntrakraniyal kanaması olan hastaların 22’sinin (%35,4), semptomatik kanaması bulunan hastaların ise 16’sının (%66,7) öldüğü görüldü. İntrakraniyal kanaması veya semptomatik kanaması olanlarda ölüm oranı daha yüksek bulundu. İntrakraniyal kanama ile cinsiyet, yaş, başvuru NIHSS, başvuru mRS, erken infarkt bulgusu, klopidogrel, warfarin, ASA kullanımı, semptom-iğne zamanı, hipertansiyon, hiperlipidemi, atriyal fibrilasyon varlığı arasında bir ilişki olmadığı görüldü. 80 yaş ve üzeri olanların ortanca mRS ve NIHSS değerleri 80 yaş altı olanlardan daha yüksek elde edildi ve sonuçlar istatistiksel olarak anlamlı idi (p<0,05). 80 yaş altı ile 80 yaş ve üzeri yaş gruplarına göre kanama oranları farklılık göstermemektedir. 80 yaş ve üzerinde 90.gün mRS ≤ 2 oranı düşük bulunmuş olup ölüm oranı yüksek bulunmuştur.

Sonuç:

Bulgularımız, akut iskemik inmede trombolitik tedavinin kısa ve uzun dönemde etkin ve güvenilir bir yöntem olduğunu göstermektedir. İleri yaşta 90.gün mRS ≤ 2 oranı düşük ve ölüm oranı yüksek olmasına rağmen kanama oranlarında fark olmadığı görülmüştür. Akut iskemik inme semptomları olan hastalar hiç vakit kaybedilmeden değerlendirilmeli, uygun bulunan hastalarda intravenöz trombolitik tedavi uygulamalı ve sonrasında yakından takip edilmelidir.