55. Ulusal Nöroloji Kongresi

NOROKONGRE 2019


 
DİYALİZ SONRASI GELİŞEN SPONTAN SUBDURAL VE SUBARAKNOİD HEMORAJİ OLGUSU
GÖKCE YÜCE ONUR 1 GENÇER GENÇ 1 BURCU AYDIN İSLAM 1 SERPİL BULUT 1

1- *SAĞLIK BİLİMLERİ ÜNİVERSİTESİ, ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ, NÖROLOJİ KLİNİĞİ
 
Olgu:

GİRİŞ: İntrakranial kanamalar(İKK), normal popülasyona oranla diyaliz hastalarında artmakla birlikte; diyaliz ilişkili İKK olguları literatürde olgu sunumları şeklinde nadiren bildirilmiştir. Biz hemodiyaliz sonrası gelişen spontan subdural kanama(SDK) ve subaraknoid kanamalı(SAK) bir olgu sunuyoruz. OLGU: Hipertansiyon öyküsü olan 75 yaşında erkek hasta ani gelişen iletişim kurulamama şikayeti ile getirildi. Geliş muayenesinde TA:182/72 mmHg saptanan hastanın bilinci açıktı, kooperasyon kurulamıyordu, verbal çıktısı yoktu, emir almıyordu, meningeal irritasyon bulgusu yoktu, kranial sinir muayenesinde özellik saptanmadı, lateralizan motor defisit gözlenmedi. Rutin biyokimya-hemogram incelemesinde özellik saptanmayan hastanın kranyal MR incelemesi normaldi. Klinik ve radyolojik olarak akut inme ekarte edilen hasta, ön planda ensefalopati tablosu olarak değerlendirildi. EEG’sinde hafif yaygın organizasyon bozukluğu mevcuttu. Lomber ponksiyon sonuçlarında enfeksiyon-hemoraji lehine bulgu saptanmadı. Olası ensefalit açısından ampirik asiklovir ve seftriakson tedavisi başlanan hastanın ensefalopati tablosu giderek geriledi, ancak üre-kreatinin değerlerinde artış izlendi. Diyaliz ve yoğun bakım ihtiyacı gelişen hasta, yoğun bakım ünitesine transfer edildi. Taburculuk aşamasında iken, diyaliz tedavisinden 10-15 gün sonrasında jeneralize tonik klonik epileptik nöbet geçirdi. Etiyolojiye yönelik incelemede; rutin kan değerlerinde patoloji izlenmedi, TA ve vital bulguları normal sınırlardaydı, kranial BT ve diffüzyon MR’da özellik saptanmadı, kranial MR’da sağ temporoparietal bölgede subdural alanda ve sağ insüler kortekste giruslar arasında BT’ye yansımayan subakut subdural ve SAK izlendi. Takiplerinde kanaması rezorbe olan ve nörolojik muayenesi normal olan hasta taburcu edildi. SONUÇ: SDK ve SAK için risk faktörleri saptanmayan ve travma öyküsü, vasküler malformasyon-anevrizması mevcut olmayan, spontan SDK ve SAK gelişen hastalarda, bu durumun diyalize sekonder oluşabileceği akla gelmelidir.